STAY WITH US

Ey iman edenler! Allaha takvalı olursanız O size furkan (hakkı batılı ayırt etme anlayışı) verir, sizin kötülüklerinizi örter, sizi bağışlar. Allah büyük lutuf sahibidir. [8/Enfâl Suresi 29]

İmam Gazali Kimyayı saadet kitabında iğrenç ifadeler!

Dini kitap deyince halkın aklına gelen yazarlardan birisi olan imam gazali'nin Kimyayı saadet kitabında tiksinç ifadelere rastladık. Gazaliye isnad edilen bu kitapta dinle imanla alakası olmayan şeyler yer almakta ve okuyanları hayrete düşürmekte. Dilimiz döndüğünce bu yanlışları anlatmaya çalıştık. Belki kendisi yazdı belki de ona isnaden başkaları yazdı. Bize düşen bu yanlışları eleştirmek ve dinimizi hurafelerden korumak. Her yazımızda yaptığımız gibi bu konuya da kaynaklı bilgiler ile mantıklı cevaplar veriyoruz.

İmam Gazali'nin asıl adı Muhammed bin Muhammed bin Muhammed bin Ahmed Tûsî, Gazâlî'dir. Batı dillerinde ismi Algazel'dir. Lâkabları, Hüccet-ül-İslam ve Zeyüddin'dir. Genel olarak El Gazali ve İmam Gazali isimleriyle tanınmıştır. İmam-ı Gazalî, bugün bir kısmı İran toprakları içinde kalan Horasan'ın Tûs şehrinde hicri 450 tarihinde (M. 1058) doğmuştur. İlk öğrenimini Tus şehrinde Ahmed b. Muhammed er-Razikâni'den, daha sonra Cürcan şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmaili'den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi'nde ilim öğrenimi görmüştür. 1111 yılında İran'ın Tus şehrinde vefat etmiştir.


Bölüm 1: Kadınlara hayatı zindan etme çabası

Bu bölümde Gazali Kimyayı Saadet kitabındaki kadın düşmanlığını eleştiriyoruz.

A) Kadınlar erkeklerin kulu olmalı: Resul (s.a.v) şöyle buyurmuştur: Kadının kulu olan kişinin daima başı aşağıdadır. Bunun için ancak kadın erkeğin kulu olmalıdır. Kadınlarla yarenlik (sohbet) etmemek gerekir. (Kaynak: İmam gazali - Kimyayı saadet, sayfa 490, sağlam kitabevi, 1977)

Cevabımız: Peygamberimizin "kadın erkeğin kulu olmalı" diye bir sözü yoktur. Erkek egemen toplumda kadınları baskı altına almak isteyenlerin uydurmasıdır.

B) Kadınlar eve hapsedilmeli: Beşinci Edeb: Kadını kıskanmakta ölçü gözetilmelidir. Fitne doğma kuşkusu olan herşeyden kadını sakındırmalı, gücü yettiği kadar kadın dışarı bırakılmamalıdır. Erkek karısını hiçbir erkeğin kolay görmesine izin vermemelidir. Hatta karısına bir namahrem gözün bakmasına fırsat vermemek için kapı ve pencere önlerinde onu bulundurmamalıdır. Bu mânaları erkeğin kolay görüp ihmal etmesi caiz değildir. Ama sebepsiz yere de karısı hakkında erkek kötü kuşkularda bulunmamalı, kadının günahını işitirse sakınmakta ve bu hallerini araştırmakta acele etmeye kalkmamalıdır, bu reva değildir. (Kaynak: İmam gazali - Kimyayı saadet, sayfa 490, sağlam kitabevi, 1977)

Cevabımız: İslamda kadınları eve hapsetmek, kapı önüne çıkmasını hatta pencereden bakmasını bile yasaklamak yoktur. Bunlar kadınları potansiyel zinakâr olarak görenlerin kendi hevalarına göre koyduğu kurallardır. Hadislere bakarsak kadınların erkekler arkasında namaz kıldığını görürüz. Eğer kadının dışarı çıkmasıyasak olsaydı camiye de gidemezlerdi.

C) Yaşlanan kadını boşamak lazım: Eğer bir kimse karısına doyar ve ona yaklaşmak istemiyorsa o kadını boşaması gerekir. Onu nikah hapsinde tutmamalıdır. Resul (sav) temiz müminelerinden sevde hatunu boşamak istedi çünkü ulalmış, ihtiyarlamıştı. Sevde hatun :'' Ben gece nöbetimi Ayşe'ye verdim. Beni boşama. Taki kıyamet gününde senin hatunlarından biri olayım'' dedi. Böylece Resul(sav) onu boşamadı. Haftada iki geceyi Ayşe hatun'un yanında geçirir, birer gecesini de öteki kadınlarının yanında geçirirdi. (Kaynak: İmam gazali - Kimyayı saadet, sayfa 495, sağlam kitabevi, 1977)

Cevabımız: Sırf ihtiyarladığı için yaşlı kadını boşayıp genç kadın almak peygamberimizin sünneti değildir. Bu da kadın değiştirmek için uydurulmuş ve peygambere isnad edilmiş hikayelerden biridir. Bu kitabı okuyan cahil bir müslüman amca "demek ki yaşlı kadını boşamak sünnetmiş, ben de boşanayım da çıtır taze karı alayım" diye düşünecektir. Hurafeler toplumdaki aile kurumunu da tehdit etmektedir.

Ayrıca peygamberimizin cinsel hayatını görmüş gibi anlatması da ''Birbirinizin gizli yönlerini merak etmeyin ve gıybet etmeyin'' (Hucurat/12) ayetine terstir. Hangi sahabe "Acaba bugün peygamber hangi hanımıyla beraber olacak, bakayım hangi odaya gidiyor" diye merak edip takip etmiştir? Böyle bir sahabe olsaydı ev dikizlemekten falakaya yatırılırdı.

D) Kısır kadını boşamak lazım: Resulullah kısır kadınlar hakkında şöyle buyurmuştur: "Evin bucağındaki hasır, doğurmayan kadından daha hayırlıdır. Doğurucu çirkin kadın doğurmayan gökçek güzel kadından daha hayırlıdır." (Kaynak: İmam gazali - Kimyayı saadet, sayfa 467, sağlam kitabevi, 1977)

Cevabımız: Yine kendi fikirlerinin peygamber hadisi olarak sunulduğunu görüyoruz. Alemlere rahmet olarak gönderilmiş bir peygamberin "yerdeki hasır kısır kadından daha faydalı" demiş olması düşünülebilir mi? Kısır olmak kadının suçu mudur ki yerdeki halıyla kadın kıyaslamaktadır? Kısır olmak konusu tamamen Allahın elinde olan birşeydir.

"Göklerin ve yerin mülkü Allah'a aittir. Dilediği şeyi yaratır. Dilediği kişiye kızlar bahşeder, dilediği kişiye erkekler bahşeder. Veya erkekler ve kızlar olarak çift verir. Dilediği kişiyi de kısır kılar. Şüphesiz ki O; bilendir, kâdir olandır. (Şura Suresi 49-50)


Bu kıyaslamayı ancak yeni kadınlar almak isteyen ama karım kuma kabul eder mi diye korkan sakallı göbekli herifler söylemiş olabilir. Biraz düşününce uydurma hadislerin ne amaçla uydurulduğu anlaşılmaktadır. Kötü olan ise biraz düşünen birinin bunları fark etmesi mümkün iken Gazali gibi islam alimi denilen birinin bunları "saadet kimyası - mutluluğun kimyası - mutluluk sırrı" olarak paylaşmasıdıdır.

İblis kafir olduğu zaman ne demişti? "Onlara sağından solundan önünden arkasından yanaşacağım da çoğunu şükredenlerden bulmayacaksın" demişti. Bu hurafeler de iblisin sağdan yanaşma şeklidir. Müslümanlar dini öğrenmek için en saf duygularla kitap okurken karşılarına "kadınları eve hapsedin, yeni kıyafet almayın, kısır kadını boşayın, yaşlı kadını boşayın" diyen hurafelerle karşılaşmaktadır. Sonra da kadına şiddet haberlerinin ardı arkası kesilmemektedir.

Bölüm 2: Peygamberden cinsellik tavsiyeleri! (+18)

Bu bölümde Gazali Kimyayı Saadet kitabındaki cinsellikle ilgili sözleri eleştiriyoruz.

A) Dışarı boşalmak mübahtır: En iyisi erkek bel suyunu kadının rahmine eriştirmemeli, geri alıkoymalıdır. Erkek kendi uzvunu (penisi) beli gelirken rahimden dışarı çıkarır, bel suyunu dışarı döker, akıtırsa sahihtir. Bunun haram olmadığı rivayet edilmiştir. Bir kişi Resul'e sordu: ''Ya resulallah! Benim bir cariyem var, benden yüklü kalmasını istemiyorum. Ta ki hizmetimden geri kalmasın. '' Resul (sav)'de :''Dışarı boşalt, Eğer Allahu teala çocuk olmasını alında yazmışsa elbette olur.'' diye buyurdu. Ve en sonunda da o kişinin bu cariyeden bir oğlu dünyaya geldi. Cabir(ra) der ki: ''Biz bel suyumuzu dışarı akıtırdık. Ve nazil olan Kuran bizi dışarı akıtmaktan yasaklamazdı.'' (Kaynak: İmam gazali - Kimyayı saadet, sayfa 498, sağlam kitabevi, 1977)

Cevabımız: Yine uydurma hadisler baz alınarak yeni hikayeler düzüldüğünü görüyoruz. Uydurma hadis örnekleri yazımızda savaş esiri kadınlara tecavüz eden sahabelerin "dışarı boşalmak caiz mi" diye sorduğu, peygamberin de "istediğin kadar dışarı boşal, çocuk olacaksa yine olur" dediği iftirası atılmıştı. O hikaye burada da karşımıza çıktı. Böyle bir durumda peygamberin "Siz neden savaş esiri kadınlara tecavüz ediyorsunuz, biz müslümanız evlenmeden birlikte olmayız" demesini beklersiniz ama hadisler ve gazali kitabında tam aksine bu normal karşılanıyor ve peygamber kızmıyor. Böylece ateistlere malzeme çıkmış oluyor. İslamı kadın düşmanı bir din gibi tanıtmak için bu kaynakları kullanıyorlar.

B) Dışarı boşalmak günahtır: Erkek belinin suyunu (meniyi) kadının dişilik tarlasından (rahmine) başka yere akıtmamalıdır. Resul (sav) ''Kaderde olan çocuk mutlaka gelecektir. '' diye buyurmuştur. Bel suyunun dışarıya akıtılmasındadin bilginleri birbirinden 4 şekilde ayrılmıştır. Bir kısmı: ''Her ne biçimde olursa olsun dışarıya akıtmak günahtır'' demiştir. Bir kısmı: ''Her ne surette olursa olsun o haramdır'' demiştir. Bir kısmı: ''Kadın izin verirse helal, izin vermezse haramdır'' demiştir. Bir kısmı da: Cariyelerde mübah, fakat evlilerde mübah değildir'' demiştir. Bize göre doğru olan şey dışarı boşalmak mübahtır. Ama denilse ki, ''Çocuk olmaması için dışarı akıtmak mekruh değilse de çocuk olmaması bakımından yine kerahat vardır. Bende derim ki: Erkek dört şeyden birinden ötürü dışarı akıtır. A-Cariyelerin cariye olarak kalmasını ister. Çünkü cariyeler çocuk yapınca çocuk anası olur. Efendisinin mülkünden çıkmış sayılır. Bundan ötürü bel suyunu cariyesinin haznesine değil dışarı akıtır. B-Kadın çocuk doğura doğura kocalır. Erkek karısının gençliğini ve güzelliğini koruması için dışarı boşalmayapar. C- Kadın çocuk yapınca kadın ev halkının arttığını görür, eve bakma zorlaşır, onlara bakma korkusu artar. O zamanda ev halkını artırmamak gerekir. Erkek para kazanmak için ibadetini geri bırakır. Fakat her rızık için Allah'a tevekkül edilmelidir. ...Döl suyunu dışarı akıtmak, fazileti terk etmek, sünnetten uzaklaşmak demektir. (Kaynak: İmam gazali - Kimyayı saadet, sayfa 500-501, sağlam kitabevi, 1977)

Cevabımız: Biraz önce cinsellikte çocuk olmasın diye dışarı boşalmayı öneren hikayeler bu sefer dışarı boşalmayı günah ilan etti. Hurafe dininin bir özelliği de çelişkili olmasıdır. Bunu okuyanların kafası o kadar karışıktır ki bu çelişkileri göremezler. Kuran yetmez demenin neticesi olarak kıyaslama yapma yetenekleri, doğruyu eğriyi ayırt etme yetenekleri kaybolmuştur.

B) Cünüpken uyunur mu: Yatsı namazından sonra yatağa girer girmez çift olmak, abdestsiz uykuya dalınacağı için mekruhtur. Uyumak dileyenler hemen duş yapıp yıkanmalı ve uykuya temiz olarak dalınmalıdır. Bu yıkanma sünnettir.
Abdullah bin Ömer (ra) Resul (sav)'e ''Ya resulAllah! Acaba biz cünüp iken uyuyabilir miyiz?'' diye sordu. Resul de: ''Evet, abdest alınca uyunur'' dedi. Fakat boy abdesti almadan da uynabilir, buna izin vardır. Nitekim, Hz. Aişe(ra) ''Resulı ekrem cünüp halindeyken abdest almadan uyurdu'' demiştir. (Kaynak: İmam gazali - Kimyayı saadet, sayfa 499, sağlam kitabevi, 1977)

Cevabımız: Cünüp kalma vakti bir namaz kaçırmayacak kadardır, yatsıdan sonra uyuyan kişi sabah namazına kalkınca gusül abdesti alabilir. Akıl mantık kullanarak böyle olduğu anlaşılabilir ancak islam alimi denilen kişiler öyle şeyleri tartışmış ki sanırsınız kimsede akıl mantık kalmamış. Günümüzde bile Kuran yetmez diyen kişilerle tartıştığımızda hemen "Kuranda abdest var mı" diyorlar, var deyip gösterince "yüzü yıkayın diyor yüz neresi" diye itiraz ediyorlar. Okulda öğretmeni "sabah kalkınca yüzünü yıka" dese "tamam öğretmenim" diyen kişiler, Allah abdest alırken yüzünü yıka deyince "yüz neresi" diye sorup dini konularda akılsız fikirsiz hale gelebiliyor.

C) Tırnak kesme zamanı: Cünüpken tıraş olmak, kan aldırmak, bedenden bir uzvu kesmek (tırnak, saç), iyi değildir. Boyabdesti almalı, sonra o işleri yapmalıdır. Hele bedenden ayrılan uzuvlar ahirette temiz olarak bedene geri döner. (Kaynak: İmam gazali - Kimyayı saadet, sayfa 500-501, sağlam kitabevi, 1977)

Cevabımız: Cünüpken tırnak kesenlerin ahirette dirilen bedenine cünüp tırnak geleceği gibi abuk subuk bir düşünceye sahip olmak için hayatında hiç Kuran okumamayı gerektirir. Kuran okuyan bir müslüman bilir ki ahirette yeni bir bedene sahip olacağız, dünyada çürümüş etler, tırnaklar yeniden birleşip gelmeyecek. Ahirete özel yeni bir beden oluşacak.

Sonuç: Gazali'nin Kimyayı saadet kitabındaki hurafelere değinmeye çalıştık. Belki o yazdı, belki de başkası yazıp ona isnad etti. Bize düşen ise dinimizi kaynağından öğrenmektir, ilk önce Kuranı kerim okumaktır. Böylece sünnilik ve sufizm kitaplarıyla ve çelişkilerle vakit kaybetmemiş oluruz.

Yorum Gönder

6 Yorumlar

  1. Cahillik kötü
    aklın yok fikrin var kardeşim anlamak istediğin gibi anlamışsın.

    YanıtlaSil
  2. Afedersin de o kadar kızdımki söyleyecek söz bulamıyorum aklıma kötü konuşmak geliyor Allah beni affetsin. Yahu sen ne edepsiz bir yorumda bulunmuşsun. Sen, bre kendini akıllı sanan insan, Gazali senin dediklerini, senin dediğin gibi demiş olabilir mi , hiç mi Allahtan korkun yok senin? Sen düşmanlık edip aynı kafirlerin Kuranı yorumladığı gibi cımbızla cümle çekip kötü göstermişsin. Allah seni ve senin gibileri doğru yola iletir inşallah ama olmayacak bir işe de amin diyorum. Sen ve senin gibilerin sayıları azalsın inşallah. Ben ki Gazali vasıtasıyla çok kez Allah’a yönelmeye çalışmış bir insan olarak , karşımda olsan kendimi tutamazdım. Cahil adam!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru söze ne denir? Gazali'nin yanlışlarını döküp saymış. Var mı hata? Buyur sen de karşı cevap yaz.

      Sil
  3. İmam Gazalinin sözlerinde O kadar rahmetler varki .yazar kendi aklının aldığı kadar yorumlamış. Hata etmis.Bir bilene sor sana izah getirsin.

    YanıtlaSil
  4. Uyanmak istemeyeni uyandırmak çok zordur. Allah akıl vermiş, kişioğlu düşünsün diye ama kişioğlu gidip kula kul oluyor . Kuran okumadan böyle din tüccarı mezhepçi meczupların söylediği uydurmalara inanıyor.

    YanıtlaSil

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Gmail hesabınızla veya Anonim olarak yorum yapabilirsiniz.