Hurafe Deşifre Merkezi

Sade soda dergisinde trol yazı!

Önder İmam hatipliler derneğinin çıkardığı ''Sade soda'' isimli derginin aralık 2017 sayısı müslümanları şok etti. Kübranur Doğru isimli şahsın ''Uzmanından Tebliğ Tüyoları'' başlıklı yazısında akıl almaz sözler yer alıyor. İslam ile dalga geçen cümleler şöyle:

Hey Genç;
Müslüman olmayanları görüyor ve onlara üzülüyor musun? Onları islam'a nasıl davet edeceğini bilemiyor, davet yöntemlerini okumak için kitapların tozunu almaya vakit bulamıyor musun?
İşte sana ustasından tüyolar..

  • Tebliğe başlamadan önce islamı hacı dedelerden, kalbi temiz komşulardan ve televizyondan öğrenmelisin. Kuran'ı evin en yüksek yerine koymalısın.
  • Tebliğde yüz yüze iletişim şart değildir. Sosyal medyadan da tebliğ yapabilirsin.
  • Tebliğe yakınlarından değil, tanımadığın insanlardan başlamalısın.
  • İslam'a davette -bilinenin aksine- ilk olarak nefis terbiyesi gelmez. Müslüman olman kafidir.
  • Tatlı dil sadece yılanı deliğinden çıkarır. Davetine zorlayıcı ve ısrarcı olmalısın. Bu işin raconu bu.
  • Davet bir yaşam stilidir. Hareketlerinle de tebliğ yapmış olursun, sen islam'ı üzerinde göstermek zorunda değilsin. İslam, cami gök kubbesinden ibarettir.
  • Muhatabın nereli olduğu, nasıl bir kültüre ve bilgiye sahip olduğu tebliğde işine yaramayan unsurlardır. Kısaca, tebliğde muhatabı tanımanın lüzumu yoktur.
  • Tamamen kibirli bir eda ile muhatabına yaklaşman onu güvende hissettirecektir.
  •  Davet vazifesinin ilk aşaması olan islam'ı anlattıktan sonra muhatabınla ilişkini kesmeli ve onu kendi haline bırakmalısın. 


Bu cümlelerin yazarı ya hiç Kuran okumamış, yada bilinçli olarak insanları Kuran'dan uzak tutmaya çalışıyor. Daha cümlenin başında Kuranı hayatımızdan çıkarıp kulaktan dolma bilgilere yönelmek gerektiğini söylemesi derginin amacını ortaya koymaktadır. Şimdi bu iddialara cevap verelim. 

1- Kuranı rafa kaldırmak 

İddia: Tebliğe başlamadan önce islamı hacı dedelerden, kalbi temiz komşulardan ve televizyondan öğrenmelisin. Kuran'ı evin en yüksek yerine kaldırmalısın.

Cevap: Kuran, müslümanların her an elinin altında olması gereken bir kitaptır. Allah teala bu kitabı ne için indirdiğini şöyle açıklamaktadır: ''..Ve sana kitabı; herşeyi açıklayan ve hidayete erdiren, müslümanlara rahmet ve müjde olması için indirdik.'' (Nahl Suresi 89) ''İşte bu kitap ki onda şüphe yok. Takva sahipleri için hidayettir.'' (Bakara Suresi 2) ayetinde görüldüğü gibi Kuranı kerim müslümanları hidayete erdiren bir kitaptır. Ve her zaman okunup ayetlerin akılda bulunması gerekir.

2- Tebliğe tanımadıklarından başlamak

İddia: Tebliğe yakınlarından değil, tanımadığın insanlardan başlamalısın.

Cevap: Kuran'da öncelikle akrabaların uyarılması gerektiği yazmaktadır. Şuara Suresi 214: Ve en yakının olan aşiretini uyar. 215: Ve mü’minlerden, sana tâbî olan kimselere kanatlarını ger. 216: Eğer onlar, sana asi olurlarsa, o zaman: “Muhakkak ki ben, sizin yaptıklarınızdan uzağım.” de.

2- Nefs terbiyesi

İddia: İslam'a davette -bilinenin aksine- ilk olarak nefis terbiyesi gelmez. Müslüman olman kafidir.

Cevap: Nefs terbiyesi kişinin önce kendini düzeltmesi sonra başkalarına akıl vermesidir. Bu bağlamda her müslümanın nefsini ıslah etmesi gerekir. Huylarını düzeltmesi, üstün ahlak sahibi olması gibi özellikler edinmelidir. Zira ağzı bozuk bir insan tebliğ yaparsa karşıdaki insanı dinden soğutacaktır. Dini kötü savunmak ise o dine yapılacak en büyük kötülüktür.

3- Davette zorlayıcı olmak

İddia: Tatlı dil sadece yılanı deliğinden çıkarır. Davetine zorlayıcı ve ısrarcı olmalısın. Bu işin raconu bu.

Cevap: Tebliğde zorlayıcı olmak, Hz. Muhammed'in tebliğ yöntemi değildir. Peygamberimiz insanlara tebliğ yaparken ayetleri hatırlatmış ve seçimi kendilerine bırakmıştır. ''Sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.''  (Gaşiye/22) ve ''Onların ne söylediklerini iyi biliriz. Ve sen onların üzerine, cabbar (zorlayıcı) değilsin. Öyleyse Benim vaadimden (kıyamet gününden) korkanları Kur’ân ile ikaz et. (Kaf/45) ayetleri peygamberimizin tebliğ yöntemini açıklamaktadır. Resulullah kafirleri cehennemle uyarmak için, müminleri ise cennetle müjdelemek için gönderilmiştir. ''Allah'tan başkasına kul olmayın diye. Şüphesiz ki ben ondan bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.'' [Hud Suresi 2]

Ayrıca zorlayıcı olmak, etkiye tepki sonucunda yanlışa daha sıkı sarılmaya yol açar. Bir insan gönüllü olarak vahyi kabul etmiyorsa ona baskı yapmak sadece dinden soğumasına yol açacaktır. Tatlı dille yaşama amacımızdan, Allah'ın yaratan ve yöneten olduğundan, kıyamet gününden, ahiretten bahsetmek her insanın içindeki boşluğu doldurmasına yardımcı olacaktır. Çünkü insan fıtratı Allah'a bağlanmaya kodlanmıştır ve aksi halde gerçek huzur bulmak mümkün değildir. ''.. Bilesiniz ki kalpler Allah'ın zikriyle tatmin olur.'' [Rad suresi 28]

Bunun aksine bir davranışla yani tatlı dille değil de zorbalıkla tebliğ yapmak peygamber sünneti değildir. Bu konuda Allah teala şöyle buyurmuştur: ''O zaman Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba saba ve katı yürekli olsaydın elbette etrafından dağılır giderlerdi...'' [Ali imran 159]

4- Tavırlarımızla örnek olmamak

İddia: Davet bir yaşam stilidir. Hareketlerinle de tebliğ yapmış olursun, sen islam'ı üzerinde göstermek zorunda değilsin. İslam, cami gök kubbesinden ibarettir.

Cevap: Müslümanlar her halleriyle insanlara örnek olmalıdır. Doğruluk, dürüstlük, ahlak, terbiye gibi üstün özellikler ile donanmalıdır. Aksi halde başkalarına iyiliği emredip kendisi dalalet içinde yaşayan, kendi anlattığına kendisinin inanmayan bir imaj çizmiş olur. Bu konudaki ayet şöyledir:  ''İnsanlara iyiliği emrettiğiniz halde kendinizi unutuyor musunuz? Ve siz kitabı okuyorsunuz, halen akletmiyor musunuz?'' (Bakara Suresi 44)

İslam cami kubbesinden ibarettir iddiası da hezeyandır. İslam hayatın her alanındadır, sadece camilere hapsolmuş ruhbanlık dini değildir. İslam bir yaşam biçimidir.

5- Muhatabı tanımanın gerekliliği

İddia: Muhatabın nereli olduğu, nasıl bir kültüre ve bilgiye sahip olduğu tebliğde işine yaramayan unsurlardır. Kısaca, tebliğde muhatabı tanımanın lüzumu yoktur.

Cevap: İslam'ı bilmeyen birisine temel kurallar öğretilir. Bilgi seviyesine göre anlatılır. Örneğin önce Allah'a bağlanmak gerektiği ve Allah'tan başkasına dua etmemek gibi tevhid kuralları öğretilir. Daha sonra alkol, kumar, faiz, domuz eti, zina gibi şeylerin haram olduğu anlatılır. Sonra da namazın kılınışı öğretilir. Bunun haricinde kültürel konular din değildir. Örneğin müslümanlığı tanımak isteyenlere ''Sünnet olmalısın, sarık takmalısın'' gibi gereksiz kültürel detaylar anlatılmamalıdır.

6- Kibirli olmak 

İddia: Tamamen kibirli bir eda ile muhatabına yaklaşman onu güvende hissettirecektir.

Cevap: Kibirli olmak iblis'in özelliğidir. Allahın emrine karşı gelerek kendi aklını ilah edinmiştir. Adem için secde emrine ''Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın onu ise balçıktan yarattın dedi.''(Sad/76,Araf/12) diyerek kibirlenmiştir. Müslümanlar alçak gönüllü ve kibirden uzaktırlar. İlgili ayet şöyledir: ''Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, çünkü sen ne yeri yarabilirsin ne de dağlarla boy ölçüşebilirsin.'' (İsra/37)

7- Muhatabı kendi haline bırakmak

İddia: Davet vazifesinin ilk aşaması olan islam'ı anlattıktan sonra muhatabınla ilişkini kesmeli ve onu kendi haline bırakmalısın.

Cevap: Baskıcı olmamak adına tebliğden sonra düşünmesi için kendi haline bırakmak faydalı olacaktır. Lakin ilişkiyi kesmek her zaman gerekmez. Bazı insanlar ''benim dediğim doğru, üste çıkmalıyım'' diyerek muhatabını hedef alır ve onu çürütmeye çalışır. Böyle kişilerle ilişki kesilebilir. Bazı insanlar ise öğrenmek için sormaya devam ederler. Öğrenmek isteyene anlatmakta sakınca yoktur. Burada önemli olan karaktere göre muamele etmektir. İlle de kendi haline bırakmalısın diye kural yoktur.

Sonuç: Bu iddialar karşısında insanlar hayrete düşüp ''olsa olsa trol bir yazıdır'' diyebilir. Ama ciddi ciddi yazıp bunları basan ve dağıtan, altına da ''Kinayedir dikkate almayınız'' uyarısı koymayan sade soda dergisini ciddiye alıp cevap verdik. Gelenek dininin nasıl bir zihniyete sahip olduğunu bir kez daha gördük. Gençlere yönelik bir dergide böylesine cahilane sözlerin ''uzmanından tebliğ tüyosu'' olarak sunulması müslümanların neden geri kaldığının cevabı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Bu konudaki görüşlerinizi yazabilirsiniz.