STAY WITH US

Hikmeti dilediğine (layık olana) verir. Kime de hikmet verilmişse büyük hayır verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası bunu anlamaz. (Bakara Suresi 269)

Modernistlerin Melekler Doğa Kanunudur İddiasına 10 Cevap!

melekler



İddia: Melekler kanatlı canlılar değil, Allah'ın düzene koyduğu doğa kanunlardır. Mesela rüzgar melektir, yer çekimi kanunu melektir, deprem melekedir, yağmur melektir, sevgi merhamet duygusu melektir. Gelenekçiler ise melekeleri canlı varlıklar sanıyor. Metafizik canlılar mitolojidir, kainatta tek metafizik varlık Allah'tır. Evrende Allah vardır, insanlar vardır, hayvanlar vardır, görünmeyen canlılar yoktur.

Cevap: Melek kelimesinin geçtiği ayetlere baktığımızda hiç bir ayette doğa kanunları ve duygularımız anlamına gelmediğini, metafizik üst boyutta yaşayan ve Allahın emrinde çalışan, tıpkı insanlar gibi aklı fikri olan canlı varlıklar olduğunu görürüz. Dolayısıyla meleklere doğa kanunu diyenler, aslında "görmediğim şeye inanmam" diyen ateistler ile aynı zihniyete sahiptir ve deist olduklarını itiraf etmek yerine dini tahrif etme yoluna giderek müslüman olma iddiasını sürdürürler. İçinde doğdukları toplumda çocukluktan itibaren müslümanlık ile haşır neşir oldukları için dinsizliği kabul edemezler ama herkesin inandığı gibi inanmayı da gericilik olarak görürler. Anlam tahrifatı yapmakta, kelimelere yanlış anlamlar vermekte ve modernize ederek kendilerince daha inanılır bir din oluştururlar, böylece kendileri gibi kalbinde eğrilik olanları saptırırlar. İblisin "sağdan yanaşacağım" (7:17) dediği gibi cahillere sağdan yanaşıp hurafe anlatırlar.

Şimdi meleklerin mahiyetini anlatan ayetlere bakalım da ne rüzgar ne yer çekimi ne de duyguların melek olmadığını görelim:

Delil 1: Melekler kanatlı canlılardır!

35:1 ayette meleklerin rütbelerine göre kanat sayıları değiştiğine dikkat çekilmiş, hiç birimizin bilemeyeceği gaybi bilgi verilmiştir. Kuranda meleklerin kanat sayısı açıklanmasaydı onların asli görünüşünün nasıl olduğunu bilemezdik. Şimdi ise insan suretinde sırtında kanatları olan beyaz ışıktan oluşan canlılar görüntüsü zihnimizde canlanmaktadır.

"Hamd Allahadır, gökleri ve yeri yoktan var etmiştir, melekleri ikişer üçer dörder kanatlı elçiler kılmıştır. Yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah her şeye kadir olandır. " (35/Fatır Suresi 1)

Ayette dikkat çeken diğer detay meleklerden elçiler seçildiği, insanlarla iletişime geçtiğidir. Örneklere aşağıdaki başlıklarda değindiğimiz gibi meleklerin farklı görevleri vardır.

"Allah, meleklerden ve insanlardan resuller seçer. Şüphesiz ki Allah işitendir görendir.'' [Hac suresi 75]


Şimdi meleklerden seçilen elçiler hakkındaki ayetleri görelim.

Delil 2: Peygamberimiz vahiy meleğini görmüştür!

Meleklerin doğa kanunları olmadığını ispatlayan diğer detay peygamberimiz Muhammed aleyhisselamın cebrail isimli meleği iki kere gözüyle görmesidir, uyanık olduğu halde dünya gözüyle vahiy meleği olan cibrili iki defa görmüştür. Cebrail, melek resullerden birisidir ve tarih boyunca peygamberlere vahiy getirmiştir.

Ona kuvveti çetin olan (Cibril) öğretti. Asalet sahibi böylece kapladı. Ve o en yüksek ufuktaydı. Sonra yaklaştı, derken (nur dağına) sarktı. Böylece mesafe iki yay veya daha kısa oldu. Derken onun kuluna vahyedeceğini vahyetti. Gönlü gördüğünü yalanlamadı - içine sindi. Gördüğü şey hakkında onunla çekişiyorsunuz öyle mi? Andolsun onu başka bir inişte daha görmüştü. Sidretul muntehanın yanında. Onun yanındadır barınma bahçesi. [53/Necm Suresi 5-15]


Bu ayetlerle uyumlu olarak rivayet edilmiş bir hadiste de peygamberimizin vahiy meleğini gördüğü söylenmiştir: "Kim peygamber Allah’ı gördü derse yalan söylemiştir. O Cibril’i iki kere asli suretiyle gördü" (Buharî: Tefsir, sure 53)

Şimdi melek inkârcılarına soralım: Peygamberimiz iki kere ne gördü? Rüzgar mı gördü, deprem mi gördü, yer çekimi mi gördü, duyguları mı gördü? Diğer örneklere geçelim:

Delil 3: İnsan Suretine Bürünen Melekler

Meryem'e çocuk müjdeleyen melek: Hz. Meryem validemiz iffetiyle tanınan mübarek kadınlardan birisidir. Yaşadığı dönemde kendini ibadethaneye kapatmıştır ve çocukluğunu gençliğini ibadet ederek geçirmiştir. Böyle olunca evlenmemiş ve hiç bir erkekle temas etmemiştir. Hiç bir erkek kendisine dokunmadığı halde isa bebeği doğurmuştur ve babasız dünyaya çocuk getirme mucizesiyle herkesi şaşırtmıştır. Komşuları ise onun zina ettiğini sanmış, daha birkaç günlük İsa bebeğin konuşup annesini temize çıkarmasıyla herkes iftirasını geri çekmiştir.

Bu olaylar yaşanmadan önce insan suretine bürünüp gelen bir melek, Hz Meryeme çocuk müjdelemiştir, Meryem ise karşısında gördüğü bu kişinin melek olduğunu anlamamış, onu insan sanıp iffetini korumak istemiştir. Melek ise korkmaması gerektiğini söyleyip geliş amacının çocuk müjdelemek olduğunu söylemiştir. Bu sözler karşısında hayrete düşen Meryem ise tıpkı bizim bugün vereceğimiz tepkiyi vermiştir. Bana bir erkek dokunmadığı halde nasıl babasız çocuk olacak demiştir. Melek ise bu Allaha göre kolay , ol deyince olur demiştir.

"Kitapta Meryem'i zikret. Ailesinden ayrılıp doğu tarafta bir mekâna çekilmişti. Artık onlardan ayıran perde edindi. Derken ona ruhumuzu (melek resul) gönderdik. Böylece ona düzgün bir beşer suretinde göründü. (Meryem) Dedi ki: "Gerçekten ben, senden Rahman'a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma)." (Ruh) dedi ki: "Ben ancak senin Rabbinin bir elçisiyim. Sana tertemiz bir oğlan çocuk bahşetmek üzere (geldim)."'(Meryem) Dedi: Benim nasıl oğlum olur? Bana bir beşer dokunmadı ve ben azgınlık da etmedim (zina da yapmadım).” (Melek) Dedi: Böyledir, Rabbin: ''O bana kolaydır (ol derim olur), onu insanlara bir ayet ve bizden bir rahmet kılmamız içindir'' dedi. Emir yerine getirildi. 22: Böylece ona hamile kaldı sonra onunla (yalnız kalacağı) uzak bir mekana çekildi.'' [Meryem suresi 16-22 ayetler]


Meryem suresi 16-22 ayetleri okuyan bir müslüman, meleklerin insan suretinde görünebilen akıllı canlılar olduğunu anlayacaktır. Melek inkârcıları ise bu ayetleri görünce nasıl bir bahane bulacaktır? Meryemin odasına hangi doğa olayı girmiştir? Yoksa meryem hayal mi görmüştür? Hayal gördüyse meleğin hamile kalacaksın sözü nasıl doğru çıkmıştır? Yoksa odaya giren melek değil de kavminde yaşayan bir adam mıdır, meryemi bayılyıp ırzına geçerek mi hamile bırakmıştır? Bakın bir melek inkarcılığı insanı nerelere götürüyor, Meryemin iffetine laf edecek hale getiriyor. Böyle düşünüp Meryemin iffetine laf eden hadsizlere de şu ayetler cevap veriyor:

'O (Meryem) ki ırzını korudu. Böylece onun içine ruhumuzdan üfledik. Onu ve oğlunu alemler için bir ayet kıldık.'' [Enbiya Suresi 91] ‘’İmran kızı Meryem ki O iffetini korumuştu. Böylece onun içine ruhumuzdan üfledik. Rabbinin kelimelerini ve onun kitaplarını tasdik etti. İtaat edenlerden oldu.’’ [Tahrim Suresi 12]


Meryeme çocuk müjdeleyen melek kıssasına deistler inanmadığı için zina iftirası atarlar veya kocası vardı hezeyanı uydururlar. Bunlara da cevap veren ayetler olması, Meryemin kocası olmadığını, iffetini de koruduğunu, babasız çocuk doğurma mucizesi yaşandığını söyleyen ayetler olması, melek inkarcılarını çıkmaza sokmakta ve kaçış yolu bırakmamaktadır. Buraya kadar gördüklerimiz meleklerin akıllı canlılar olduğunu anlamaya yetse de diğer örneklerle devam edelim.

Hz. İbrahime çocuk müjdeleyen melek: Tıpkı Hz Meryeme çocuk müjdelemeye gelen melek gibi Hz İbrahime çocuk müjdelemeye gelen melek kıssası da vardır. Yine kendi suretinde değil, erkek adam suretinde görünmüşlerdir. İbrahim peygamber ise onların melek olduğunu hiç anlamamış, mutfaktan getirdiği kızarmış eti ikram etmiştir. Yemediklerini görünce bunların insan olmadığını anlamıştır. Kasır bir kadın olan Sare valiemiz bu müjdeyi duyunca "yaşlı bir kadınken nasıl doğuracağım" diyerek şaşırmıştır.

"İbrahimin ikram edilen misafirlerinin haberi sana geldi mi? Yanına geldikleri zaman selam dediler. Selam yabancı kavim dedi. Hemen ailesinin yanına gidip sezdirmeden geldi, böylece besili buzağı (eti) getirdi. O zaman onlara onu yaklaştırıp ''yemez misiniz'' dedi. Derken (yemediklerini görüp) onlardan korkmaya başladı, ''Korkma'' dediler ve onu âlim bir çocukla müjdelediler. Bunun üzerine karısı hayretle karşıladı ve ellerini yüzüne vurarak ''kısır kocakarıyken'' dedi. ''İşte böyle, senin rabbin şüphesiz ki hikmet sahibidir en iyi bilendir. '' dediler. [Zariyat suresi 24-30]

"Andolsun ki resullerimiz İbrahim'e müjde ile geldiler. ''Selam'' dediler ''selam'' dedi. Böylece kızarmış buzağı getirmekte gecikmedi. Derken onların ellerinin (et yemeğine) uzanmadığını görünce onları yadırgayıp korktu hissetti. Dediler: Korkma, şüphesiz ki biz Lut kavmine gönderildik. Ve karısı ayaktaydı, bunun üzerine güldü. Böylece onu müjdeledik ishak ile ardından yakub ile. Dedi: ''Vay bana, ben kocakarı olmuşken doğuracak mıyım? Ve bu kocamda ihtiyardır. Şüphesiz ki bu acayip bir şeydir.'' Dediler: ''Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir ev halkı. Şüphesiz ki o hamd edilendir şanı yücedir.'' İbrahimden korku gidip müjde gelince Lut kavmi hakkında bizimle mucadele ediyordu. Şüphesiz ki İbrahim gerçekten yumuşak huyluydu ve çok içliydi, yönelirdi. ''Ey İbrahim! Vazgeç bundan, şüphesiz ki rabbinin emri gelmiştir, şüphesiz ki onlara geri çevrilmez bir azap geldi.'' [Hud Suresi 69-76]

(İbrahim) dedi: O halde nedir sizin işiniz ey resuller. Dediler: Şüphesiz ki biz suçlu bir kavme gönderildik. Onların üzerine balçıktan taşlar yollamak için. Sınırı aşanlar için rabbin katında işaretlenmiş (taşlar). Böylece oradan mü'minlerden olan kişileri çıkardık. Fakat orada bir evden başka müslüman bulamadık. Ve orada acıklı azaptan korkanlar için bir ayet/ibret bıraktık. [Zariyat Suresi 31-37]


Hz Lut'a gelen melekler: Hz İbrahimle görüşen melek resuller, yola devam edip Hz Lut ile görüşmüştür. Eşcinsellik hastalığını normalleştirip yaygınlaştıran kavmin helak edileceğini haber vermek için geldiklerini söylemişler, sabaha karşı oradan çıkmaları gerektiğini bildirmişlerdir. Oğlancılık hastalığına yakalanan ve gördüğü her oğlana tecavüz etmek isteyen lut kavmi, gökten yağan azap yağmuruyla helak olmuştur. Lut'un karısı ise eşcinsellik hastalığını normal bir şey gibi gördüğü için arkasına bakıp helak olmuştur. Bir peygamberin karısı bile sırf homoseksüelliği normal gördüğü için helak olup gitmiştir. Bu da bizlere "zalimlere meyletmeyin yoksa size de ateş dokunur" ayetinin canlı örneği olmuştur. Eşcinsel olmadığı halde onları savunmak bile helak olmaya sebep oluyor.

Lut kavmi o kadar sapıtmıştı ki kadınları bırakıp erkeklere şehvetle yaklaşmaya başlamıştı, üstelik yeni gördükleri yabancı erkeklere de yelteniyorlardı, kendileri gibi oğlancı yapmaya çalışıyorlardı. Tıpkı günümüzde LGBT örgütlerinin eşcinselliği çocuklara da dayatma ve normalleştirme çabası gibi o gün de normalleştirme çabası vardı. Bunun üzerine helak edilmeleri yazıldı ve yeryüzünden silindiler. Kıyamete kadar her çağda yaşayacak insanlara ibretlik vaka oldular.

''Resullerimiz Lut'a geldiği zaman onlar için kaygılandı (insan zannetti) ve içi sıkılarak "Bugün sıkıntılı bir gündür" dedi. Kavmi ona koşarak geldi, önceden de kötülük yapıyorlardı. (Lut) dedi: Ey kavmim! İşte kızlarım, onlar sizin için daha temizdir (kızlarla evlenin). Artık Allah'a karşı takvalı olun ve beni rezil etmeyin misafirlerin yanında. Sizin içinizde aklı başında bir adam yok mu?'' (Eşcinseller) Dediler: Andolsun senin de bildiğin gibi kızlarından bir hakkımız yok ve şüphesiz ki sen elbette biliyorsun istediğimiz şeyi (misafirlerini bize ver). (Lut) ''Dedi: Ah keşke benim size karşı bir kuvvetim olsaydı veya sığınabilseydim çok sağlam yere. (İnsan suretindeki Melekler) ''Dediler: Ey Lut! Şüphesiz ki biz rabbinin resulleriyiz. Sana ilişemezler. Artık çık ailenle birlikte gecenin bir kısmında. Ve sizden birisi geriye bakmasın. Hanımın hariç. Şüphesiz ki onlara isabet edecek olan şey ona da isabet edecek. Şüphesiz ki onlara vaad edilen (helak olma zamanı) sabahtır, sabah yakın değil mi?'' Böylece emrimiz geldiği zaman üstünü altına çevirdik. Üzerlerine istif edilmiş pişmiş taşlar yağdırdık. Rabbin katında işaretlenmiş (taşlar). Bunlar zalimlerden uzak değildir.'' (Hud Suresi 77-83 ayetler)


Şimdi melek inkârcılarına soralım: Hz İbrahimle görüşüp et yemeyen melekler hangi doğa olayıydı? Hz İbrahim hayal mi gördü? İbrahime hayal gördü diyorsanız Hz Lut da mı hayal gördü? Sabaha karşı çıkması gerektiğini söyleyen melekler önce ibrahime sonra Luta mı hayal olarak göründü? Bu melekler hayal ise Lut kavmindeki sapıklar neden sarkıntılık etti? Eşcinseller de mi hayal gördü? Eşcinsellerin sarkıntılık ettiği melekler insan suretine bürünmüş melek değilse neydi? Bu sorularla birlikte melek inkârcılarının nasıl bir gaflet ve şirk içinde oldukları bir kez daha ortaya çıkmıştır. Allahın indirdiği Kuran kıssalarını beğenmeyip kendi hevalarını ilah edinmek de şirk çeşitlerinden birisidir. Diğer örneklerle devam edelim:

Delil 4: İnsanların amellerini yazan melekler

İnsanların sağında ve solunda oturmuş yazıcı melekler vardır, bunlara kiramen katibin melekleri denir. Sağımızdaki melekler iyilikleri, sevapları yazarlar. Mesela şu gün şu kişiye sadaka verdi, şu gün 5 vakit namazı aksatmadan kıldı, şu gün gece namazı kıldı, şu gün Allahı yücelten tespihatlar yaptı, şu gün bir yetimi sevindirdi, şu gün bir sokak hayvanının karnını doyurdu... gibi sevap defterine her şeyi yazar. Solumuzdaki melek ise şu gün ağzından şu kötü söz çıktı, şu gün cimrilik etti, şu gün bir kediye tekme attı, şu gün harama el uzattı, şu gün zina etti, şu gün verdiği borçtan fazla altın istedi faiz yedi, hevasını ilah edinip şirk koştu, hurafe savunup iftiraya ortak oldu... diye her şeyi yazar. Sonuç olarak kişinin amel defteti oluşur ve öldükten sonra hesap gününde uyanınca bu defter teraziye kouyulur. Sevap defteri ağır gelenler cennete gider, günah defteri ağır gelenler cehenmeme gider.

Hiç bir nefs yoktur ki üzerinde muhafız olmasın.’’ [Tarık Suresi 4]

Tüm yaptıkları kalınca yazılmış kitaplardadır. Küçük büyük herşey satır satır yazılmıştır. [Kamer suresi 52,53]

Ve şüphesiz üzerinizde elbette muhafızlar vardır. Kiramen katibin. (Değerli yazıcılar.) Yaptığınız şeyleri bilirler. [İnfitar Suresi 10-12]

Yoksa onların gizli sırlarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır, (melek) resullerimiz onların yanında yazıyorlar. [Zuhruf 80]

Andolsun ki insanı biz yarattık ve nefsinin ona neler fısıldadığını biliriz. Ve biz ona şah damarından daha yakınız. Sağında ve solunda oturan iki alıcı (melek) tespit eder. Bir sözü yoktur ki, onun yanında hazır bulunan gözetleyici olmasın. (hemen yazar)’’ [Kaf suresi 16-18]

Kitap konulmuştur, suçlular onun içindeki şeylerden korkarlar ve "Vay bize, nasıl bir kitap ki bu küçük büyük bırakmadan sayıyor." derler. Yaptıkları şeyleri hazır bulurlar, rabbin kimseye zulmetmez.’’ [Kehf suresi 49]

Tüm insanların uçurduğunu (amellerini) kendi boynuna astık. Kıyamet günü ona yayılmış bir kitap çıkarıp gösteriririz. Oku kitabını (amel defterini), bugün sana hesap sorucu olarak kendi nefsin yeter." [İsra suresi 13,14]


Şimdi melek inkârcılarına soralım: Sevaplarımız ve günahlarımız nasıl yazılıyor? Her davranışımızı kayıt eden melek hangi doğa olayı? Sevap işlediğimiz zaman sağ tarafımızdaki melek ne yapıyor? Görünmez bir kalem görünmez bir deftere kendi kendine yazılar mı yazıyor? Amel defterimiz nasıl yazılıyor? Melekler yazıyor demek bu kadar zor mu? Madem görmediğin şeye inanmak bu kadar zor neden müslümanlık iddia ediyorsunuz da deist olduğunuzu hem kendinize hem çevrenize açıklayıp rahatlamıyorsunuz? Kelimeler üzerinde anlam tahrifatı yapıp dini bozmaya çalışmak, deist olmaktan daha büyük günahtır.

Delil 5: İnsanları vefat ettiren melekler

İnsanlar dünyada iyi ve kötüyü ayırt etmek, bilincini yükseltmek, müslümanlığı yaşamak için doğarlar. Lakin bazısı iyiyi seçer, bazısı kötüyü seçer, kimisi bilincini yükseltir, kimisi yerinde sayar. Kendisine verilen ömür sermayesi bitince ise Allahın belirlediği bir zamanda ölüm ile karşılaşır. Ölüm esnasında etten bedenimize girmiş olan hayalet bedenimiz yani ruhumuz, ölüm meleği tarafından çıkarılır ve götürülür. Melekul mevt isimli bu melekler insanların ruhunu çıkarıp berzah alemine götürürler. Berzah aleminde ruhlar kıyamet gününe kadar uykuda bekler. Ameli iyi olanlar güzel rüya görür, ameli kötü olanlar kabus görür.

Deki: ''Size vekil kılınan ölüm meleği sizi vefat ettirir. Sonra rabbinize döndürülürsünüz. [Secde Suresi 11]

Melekler onları (takvalı müslümanları) temiz şekilde vefat ettirirken derler ki: Selam üzerinize olsun. Yaptıklarınız sebebiyle dahil olun cennete. [Nahl Suresi 32]

Artık halleri nasıl olacak (Kuranı inkar edenlerin), melekler onların arkalarına ve yüzlerine vurarak vefat ettirirken? [Muhammed Suresi 27] Kafirleri vefat ettirirken görseydin, melekler onların yüzlerine ve arkalarına vururlar ve "tadın yakıcı azabı" (derler.) [Enfal Suresi 50]


Takvalı yaşayan müslümanlar ölüm anında güzel muamele ile karşılaşıyor, meleklerin nazik sözleriyle gülümsüyor. Azılı günahkârlar ise meleklerden dayak yiyerek ruhlarını teslim ediyorlar. Bu olayları her insan yaşayacaktır, ölüm anında melekleri kendi gözleriyle göreceklerdir. O an herşeyi anlayıp müslüman olmak ise fayda etmeyecektir çünkü kocabir ömrü inkârcı olarak geçiripte ölüm meleğini gördükten sonra tövbe etmek fayda etmez. Buna Firavun tövbesi denir, Firavun da rahat zamanda kendini tanrı ilan ediyordu ama denizde boğulurken öleceğini anlayınca müslüman olmaya çalışmıştı ama kabul edilmemişti.

Şimdi melek inkârcılarına soralım: Şirkten uzak durmuş takvalı yaşamış müslümanlar huzur içinde ruhunu teslim ederken güzel söz söyleyen melekler hangi doğa olayı? Kafirlerin ruhunu alırken dayak atan melekler hangi doğa olayı? Bu sorularla birlikte meleklerin akıllı canlılar olduğunu kabul etmeyenlerin nasıl bir karanlıkta yaşadığı tekrar ortaya çıkmıştır.

Delil 6: Savaşta yardıma gelen melekler

Müslümanlar müşrikler ile savaşırken Allahın yardımıyla savaşırlar. Önce dua ederler: "Rabbimiz, bizim günahlarımızı mağfiret et ve işimizdeki israfımızı bağışla. Ve ayaklarımızı sabit tut ve kâfirler kavmine karşı bize yardım et." [Ali imran 147] Bu yardım Allah'ın yer yüzüne inip savaşması şeklinde değil, meleklerini gönderip yardım ettirmesi şeklinde olur. Meleklerin yardım etmesi ise yeryüzüne inip 3.boyutta gözle görülemez haldeyken kafirlerin ellerine ve boyunlarına vurması şeklinde olur. Meleğin eline vurduğu bir kafir kılıcı tutmakta zorlanır, meleğin boynuna vurduğu kafir ise nefes almakta zorlanır. Bu şekilde müslümanlar daha kolay savaşabilir ve Allahın yardımıyla zafer kazanmış olur.

"Rabbinizden yardım istediğiniz zaman, böylece size icabet etti. Şüphesiz ki ben size yardım edenim, peş peşe bin melek gönderirim.'' [Enfal Suresi 9] ''Rabbin meleklere vahyetmişti: Şüphesiz ki ben sizinleyim, iman eden kişileri sağlamlaştırın. Kâfir kişilerin kalbine korku vereceğim. Artık vurun onların boyunlarına ve onların bütün parmaklarına." [Enfal suresi 12]


Melek inkârcılarına soralım: Savaşta peş peşe inen bin melek neydi? Bin tane rüzgar mı geldi, bin tane yağmur damlası mı geldi? Melekler savaşta nasıl yardım ediyor? Kafirlerin parmaklarına ve boynuna vuran melek hangi doğa olayı, hangi duygu? Bu sorularla birlikte meleklere doğa kanunu diyenlerin nasıl bir hezeyan içinde oldukları bir kez daha anlaşılmıştır.

Delil 7: Ademin yaratılacağını öğrenen melekler

İlk insan olan Adem babamız, çamura şekil verilip yaratılmadan önce gökteki büyük rütbeli meleklere haber verilmişti. Melekler ise biz seni övüyoruz ibadet ediyoruz, yeryüzünde fesat çıkarma ve kan dökme potansiyeli olan bir canlı yaratmana gerek var mı diye soru yönelttiler. Allah ise ben sizin bilmediklerinizi bilirim diyerek hepsinin kötü olmayacağını, içlerinden iyiler, salihler, şehitler, peygamberler gibi cennet ehli insanlar da olacağını ima etmişti.

''Ve rabbin demişti meleklere: Mutlaka ben yeryüzünde halife kılacağım. (Melekler) dedi: Orada fesat çıkarıp kan dökecek birini mi kılacaksın? Biz seni hamd ile tespih ediyoruz ve takdis ediyoruz. (Allah) dedi: Şüphesiz ki ben bilirim sizin bilmediğiniz şeyleri.'' [Bakara Suresi 30]


Meleklerin endişesi daha ilk zamanlarda gerçek oldu. Kıskanç ve kibirli bir karakterde olan Kabil, kardeşi Habilin kurban sunusunun kabul edilmemesi üzerine çılgına döndü ve yerden aldığı taşla kardeşini öldürdü. Yeryüzünde ilk cinayeti de işlemiş oldu.

"Gerçekten sen beni öldürmek için elini bana uzatsan da ben seni öldürmek için elimi sana uzatacak değilim. Şüphesiz ki ben alemlerin rabbi olan Allah'tan korkarım. Gerçekten ben, hem benim günahımı hem kendi günahını yüklenerek ateş ashabından olmanı diliyorum. Zalimlerin cezası işte budur. Derken nefsi onu kardeşini katletmeye ikna etti. Böylece onu öldürdü, sonra hüsrana uğrayanlardan oldu.'' [Maide suresi 28-30]


Şimdi melek inkârcılarına soralım: Hz Adem babamızın yaratılacağını Allah kime haber verdi? Doğa olaylarına mı haber verdi, rüzgara mı söyledi, depreme mi söyledi, duygularına mı söyledi kendi kendine mi konuştu? İnsanın kötülük potansiyeli olduğunu bilen melekler neydi? Biz sana ibadet ediyoruz insan yaratmana ne gerek var diyenler akıllı canlılar olan melekler değilse nedir? Bu sorularla birlikte meleklere doğa kanunu diyenlerin nasıl bir küfür içinde oldukları bir kez daha anlaşılmaktadır.

Delil 8: Kıyamet günü inecek melekler

Kıyamet günü herkes dirilir ve hesap günü başlar. Dirilme gününe inanmayan kişiler derin bir pişmanlık içinde, hüzünlü ve korku içinde baka kalırlar. Keşkeler, pişmanlıklar havada uçuşur. Peygamberleri yalanlayanlar veya dini tahrif edenler, inkâr ettikleri melekleri karşılarında dizilmiş halde görürler.

O gün gök bulutlar gibi parçalanır ve melekler yukarıdan aşağı inerler. [Furkan Suresi 25] ''Eğer İnkar ederseniz nasıl kurtulacaksınız çocukları ihtiyar yapacak o günden?'' [Muzzemmil Suresi 17]


Artık hesap verme günüdür,layık olduğun yere gitme günüdür. Bu büyük günde melekler iyi insanlara şefaat - aracılık ederler. Bu aracılıkları hakka şahitliktir, iyi insan olduklarını onaylamak ve cennete gitmesi yönünde oy kullanmak şeklindedir. Uydurma hadislerde geçtiği gibi büyük günahla ölenleri cehennemden çıkarmaya yönelik bir aracılık değildir.

''Göklerde nice melekler vardır ki fayda vermez onların şefaati birşeyle, Allah'ın izin vermesinden sonra dilediği ve razı olduğu kimseler hariç.'' [Necm Suresi 26]


Şimdi melek inkarcılarına soralım: Kıyamet gününde inecek melekler hangi doğa olayı? Hesap görülürken şefaat eden melekler hangi doğa olayı? Hesap gününde iyi insanlara şefaat edecek melekler rüzgar mı, yağmur mu, duygularımız mı?

Delil 9: Cehennem bekçisi melekler

Günahları ağır gelen insanlar cehenneme giderler. Cehennem 7 katlıdır ve her katı farklı günah çeşitlerine farklı azap çeşitleri ayrılmıştır. Müslüman gibi görünüp müslümanlara zarar vermek için çalışan Münafıklar azabın en şiddetli olduğu 1.kata atılacaktır. (4:145)

Derileri yanar yeni deriyle değiştirilir, kaynar su içerler, zakkum meyvesi yerler şeklinde anlatılan cehennem azaplarından çıkmak isteyenler, cehennem bekçisi Malik isimli meleğe yalvaracak ve toprak olup yok olmayı isteyeceklerdir.

Günaha batıp kalmış olanlar kuşkusuz cehennem azabında devamlı kalacaklar, azapları hafifletilmeyecek ve (kurtuluştan) ümit kesip susacaklar! Biz onlara haksızlık etmedik, kendilerine haksızlık edenler onlardır. “Ey Mâlik, rabbin bizim işimizi bitirsin!” diyecekler; o da “Burada kalıcısınız” cevabını verecektir. (43/ Zuhruf Suresi 74-77)


Cehennemden çıkış olmaması ve hergün azap görmeleri, onların dünya hayatındayken küfür, şirk, azgınlık içinde yaşamaları sebebiyledir. Eğer 100 yıl yaşasalar 100 yıl boyunca zalim olurlar, eğer bin yıl yaşasalar bin yıl boyunca zalimlik yaparlar, eğer 10 bin yıl yaşasalar 10 bin yıl boyunca zalimlik yaparlar. Yani cehenneme gitmeyi hak etmiş kişiler eğer binlerce yıl yaşasaydı veya yeniden doğsaydı yine aynı karakterde olurlardı ve yine günaha saplanırlardı. Nuh kavmi 1000 yıl tebliğe maruz kaldı da ne oldu? Gemiye binip kurtulan birkaç kişi oldu. Bu yüzden cehennemden çıkış yoktur çünkü çıksalar ve bir şans daha verilse "kötü bir kâbustan uyandım, rüyamda cehenneme gitmişim, neyseki gerçek değilmiş, en iyisi günlük hayatıma geri döneyim" diyecek ve hiç akıllanmayacaktır. Yeniden doğsalar yine "böyle din mi olur, cin diye melek diye birşey yoktur bunlar hurafedir, müslümanlar örümcek beyinli geri kafalı tiplerdir, evrimle olduk Allah yaratmadı, herşey tesadüfen oldu" diyeceklerdir ve yeniden doğmaları hiç birşey değiştirmeyecektir.

Ateşin karşısında durdurulduklarında “Ne olurdu, dünyaya geri gönderilseydik de Rabbimizin âyetlerini yalanlamayıp mü'minlerden olsaydık” derken onları bir görsen! Oysa, onların gizledikleri açığa çıktı. Eğer yeniden gönderilselerdi yine men olundukları şeylere (büyük günahlara) dönerlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar. (6/Enam Suresi 27-28)


Şimdi melek inkârcılarına soralım: Cehenneme giden günahkâr insanlar malik isimli meleğe yalvarırken aslında kime sesleniyor? Malik isimli melek doğa kanunları mı, rüzgar mıi deprem mi, yağmur mu, duygular mı? Bu sorularla birlikte melekler akıllı canlılar değil diyenlerin insanların aklıyla nasıl alay ettikleri ortaya çıkmaktadır.

Delil 10: Meleklere inanmak imanın şartıdır

Meleklerin akıllı canlılar olduğuna inanmak, müslüman olmanın gereğidir ve imanın şartları arasında sayılmıştır. Allah'a inanıyorsak, peygamberlere inanıyorsak, kutsal kitaplar indiğine inanıyorsak, ahirete inanıyorsak, meleklere de inanmamız gerekir. Bu 5 şarttan birine inanmayan müslüman olamaz.

''..Ve kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resûllerini ve kıyamet gününü inkâr ederse, o taktirde derin bir dalâletle düşmüş olur.'' [Nisa suresi 136]


Kuranda imanın şartı olarak 5 şart sayılmıştır ve Kadere iman bu ayette geçmez çünkü Allah insana irade vermiştir, insan kendi elleriyle yaptıkları sonucunda kendi kaderini çizer. Bu sebeple hangi çağda, hangi ailede doğacağımız Allah'ın bize yazdığı kaderdir, karşımıza çıkan olaylar da kaderdir ancak bu olaylara verdiğimiz tepkiler bizim seçimimizdir. Böylece kendi yaptıklarımızın sonucunu Allaha fatura edemeyiz, kaderimde böyle yapmak varmış diyerek Allahı suçlayamayız.

SONUÇ: Bu yazıyı okuduktan sonra bile "melekler doğa kanunudur, üst boyut canlılar yoktur, ben görmediğim şeye inanmam ama kendime müslüman derim" diyen varsa kitabın yarısına inanıyor yarısına inanmıyor demektir. İşine gelmeyene inanmayan kişiler ise hiç inanmamış gibi sayılır. Bu kişilerin akıbetini bildiren ayet şudur:

''..Yoksa kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Artık sizden kim böyle yaparsa onların cezası dünyada rezillikten başka birşey değildir, kıyamet günü azabın şiddetlisine maruz kalırlar. Allah yaptığınız şeylerden gâfil değildir. [Bakara suresi 85]


Melekler doğa kanunu değildir - Bumudin 2018

Yorum Gönder

3 Yorumlar

  1. Çok güzel teşekkürker

    YanıtlaSil
  2. Melekleri bile yok sayan zihniyet neyin kafasını yaşıyor apaçık ayetlerde melekler anlatılmış.Bunca ayeti görmeyip meleklere doğa kanunu diyenler Kur'an a iman etmeyen yada bu anlatımları masal olarak görüyor."Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler"(Nahl116) Allah razı olsun yazılarıniz çok aydınlatıcı devamını bekliyoruz

    YanıtlaSil
  3. Muradı münzavi hz lerinde şirk dolu tv filmi ışıklı ayakabı istiyen torun var ve dedesi vefat ediyor sonra istedigi ayakabı geliyor dedesini bir zat gibi gösteriyorlar terbiysizlik var

    YanıtlaSil

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Gmail hesabınızla veya Anonim olarak yorum yapabilirsiniz.