Hurafe Deşifre Merkezi

Uydurma Hadis Örnekleri


Uydurma hadisler, sahih hadis kitaplarında ve farklı mezhep kitaplarında geçer. Özellikle bir kaç hadis kitabında hiç uydurma hadis olmadığını söyleyen sünni hocalar vardır. Müslümanlara Buhari ve Müslimde uydurma hadis yok diyerek Kurandan başka kitaplara davet ederler. Hatta ''Buhari ve müslim ikinci vahiydir'' diyen Kuransız müslümanlar bile vardır. Bu yazımızda rivayetleri kutsayarak uydurma hadis yok diyenlere ilmi cevaplar vereceğiz. Yücelttikleri kişilerin ne kadar Kurandan habersiz olduklarına şahit olacaksınız.

Başlıklar;
1- Etin kokma sebebi nedir?
2- Havva olmasaydı kadınlar ihanet etmez miydi?
3- Seferde rekat sayısı Kuranda yok mu?
4- Allah insanı kendi suretinde mi yarattı?
5- Peygamberi görenler cehenneme gitmez mi?
6- Kuran yetmez diyenler çıkacak hadisi sahih mi?
7- Peygamberimiz sol eliyle yiyene beddua etti mi?
8- Deve sidiği içilir mi?
9- Peygamberin sidiğini içen sahabe cennetlik oldu mu?
10- Peygamberin sümüğünü kapışan sahabeler var mı?
11- Peygamberin kanını içen sahabe cennetlik oldu mu?
12- Keçinin yemesiyle Kuran eksildi mi?
13- Mürtedin hükmü nedir?
14- Erkeğe karısını dövme sebebi sorulmaz mı?
15- Kadınlar cennete gitmek için kocasını razı etmeli mi?
16- Kadın geçince namaz bozulur mu?
17- Siyah köpek şeytan mıdır?
18- Kertenkele öldürmek sevap mıdır?
19- Araplar kutsal ırk mıdır?
20- Kadınlar sünnet edilir mi?
21- Musa peygamber ölüm meleğine tokat attı mı?
22- Sakal uzatmak farz mıdır?
23- Namaz en başta elli vakit miydi?
24- Nur 31 ayeti inince kadınlar ne yaptı?
25- Müşriklerle aramızdaki fark nedir?
26- Kıyamet günü sorguya çekilenler cehennemlik midir?
27- Peygamber altı yaşındaki çocukla mı evlendi?
28- Allahı görmek mümkün müdür?
29- Çorbaya sinek düşerse ne yapılır?
30- Namazda baş örtüsü şart mıdır?
31- Allah adı anılmadan kesilen hayvan yenir mi?
32- İman şartları neler?
33- Ay yarıldı mı?
34- Dışkı ve köpek leşi suyu kirletmez mi?
35- Tüm köpekler öldürülmeli mi?
36- Ölülerden yardım istenir mi?
37- İslamın şartları neler?
38- Peygamber salavat çekenleri işitir mi?
39- Cehennemi kadınlar mı dolduracak?
40- Kısır olmak kadının suçu mu?
41- Kıyamet hangi gün kopacak?

Uydurma hadis örnekleri


1- Etin kokma sebebi nedir?

Rivayet: “Etin kokuşmasının nedeni İsrailoğullarıdır.”(Buhârî: Enbiya 1, 25; Müslim: Radâ 63)

Açıklama: Etin kokma sebebi doğa kanunlarıdır. Etler soğuk ortamda saklanmazsa veya üzeri açık bırakılır da sinekler konarsa kokmaya başlar. Bu hadisin Bakara suresi 57.ayette anlatılan ''Musa ile göç eden israiloğullarına indirilen bıldırcın etinin depolanması sonucunda kokan etler'' olduğunu söyleyenler vardır.  Fakat hadiste et depolamaktan falan bahsedilmemektedir. Etin bozulmasının sebebini israiloğullarının varlığına bağlamaktadır. Öyle bile olsa israiloğullarından önce de etler gerekli ortam sağlanmadığında kokuyordu.


2- Havva olmasaydı kadınlar ihanet etmez miydi?

Rivayet: Rasulullah (sav) buyurdular ki: " Eğer Havva olmasaydı, kadınlar kocalarına hiçbir zaman ihanet etmezdi." (Buhari, Enbiya;1, Müslim, Radâ 62-1470)

Açıklama: İlk insanlardan olan adem ve eşi, iblis'in telkiniyle Allah'ın yasakladığı ağacın meyvesinden yemişlerdir. İblis'in ikisini de kandırdığı ayette şu şekilde geçer: Şeytan o ikisinin bedenlerinden gizlenmiş olan ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve: Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi sırf melek yahut sonsuz hayat süreceklerden olmamanız içindir'' dedi.(Araf Suresi 20) Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, “Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır” dedik. ( Bakara Suresi 36)

Uydurma hadiste ise Havva annemizi suçlu gösterip ''Havva olmasaydı, kadınlar kocalarına ihanet etmezdi.'' diyerek kadını suçlu göstermektedir. Halbuki Hz. Adem'e yasak meyveyi yemesini teşvik eden kişi havva değil iblis'tir. Ortada havva'nın bir ihaneti yoktur. Buhari hadisi ise kadını suçlamaktadır. Bu hadislerin nereden çıktığını tevrata bakınca anlıyoruz. İsrailiyat uydurması şeyler peygamber sözü olarak dayatılmaktadır. Bu hadis Tevrat ile uyumludur ama Kuran ile uyumlu değildir.

Tevrat: Tekvin 3.Bölüm 10 Âdem, “Bahçede sesini duyunca korktum. Çünkü çıplaktım, bu yüzden gizlendim” dedi. 11 RAB Tanrı, “Çıplak olduğunu sana kim söyledi?” diye sordu, “Sana meyvesini yeme dediğim ağaçtan mı yedin?” 12 Âdem, “Yanıma koyduğun kadın ağacın meyvesini bana verdi, ben de yedim” diye yanıtladı. 13 RAB Tanrı kadına, “Nedir bu yaptığın?” diye sordu. Kadın, “Yılan beni aldattı, o yüzden yedim” diye karşılık verdi. 17 RAB Tanrı Âdem’e, “Karının sözünü dinlediğin ve sana, Meyvesini yeme dediğim ağaçtan yediğin için Toprak senin yüzünden lanetlendi” dedi, “Yaşam boyu emek vermeden yiyecek bulamayacaksın.

3- Kuranda namaz rekat sayısı yok mu?

Rivayet: Hazret-i Ömer, farzların seferde kaç rekât kılınacağını Kur’anda bulamadık diyenlere, ''Kur’anda bulamadığımızı, Resulullah’tan gördüğümüz gibi yaparız. O, seferde, 4 rekâtlı farzları iki kılardı'' buyurdu. (Mizan-ül-kübra)

Açıklama: Resulullahın seferde kaç rekat kıldığı Kuranda vardır. Rivayet ise ''Kuranda yoksa'' diyerek, Kuranın eksik olduğunu ve dini tamamlamadığını bilinç altımıza sokmaya çalışır. İlgili ayete bakalım seferde kaç rekat kılmışlar.

Nisa suresi 101: Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kafirlerin sizi fitneye düşüreceğinden korkarsanız namazdan kısaltmanızda üzerinize bir günah yoktur. şüphesiz ki kâfirler size apaçık düşmandır. 102: Sen içlerinde olupta namazı kıldırdığın zaman onlardan bir tayfa seninle beraber kalksın ve silahlarını alsınlar. Nihayet secde ettikleri zaman sizin arkanızda olsunlar. Ve namaz kılmayan diğer tayfa gelsin. Böylece seninle beraber kılsınlar. Tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. Kafirler istedi ki silahlarınızdan ve mühimmatınızdan gaflette olun. Böylece size baskın yapıp tek hamlede saldıracaklardı. Eğer yağmurdan eza olacaksa veya hastaysanız silahlarınızı bırakmanızda size günah yoktur. Tedbirinizi alın. Şüphesiz ki Allah kâfirler için aşağılatıcı bir azap hazırladı. 103: Böylece namazı tamamladığınız zaman artık Allah'ı zikredin; dikilirken, otururken ve yanınız üzerindeyken. Mutmain olduğunuzda artık namazı kılın. Şüphesiz ki o namaz mü'minler üzerine vakitli olarak yazılmıştır.

Nisa 101-103 ayetlerinde namazın kısaltılması sonucunda Resulullah 2 rekat namaz kılmıştır.Sahabeler ise bir rekat kılıp kalkmıştır çünkü tedbirsiz yakalanmamak için iki bölük olmuşlardır. Birisi namaz kılarken diğeri onları korumuştur. Bu şekilde sırayla namaz kılmışlardır.

Ayrıca ''Kuran'da normal namazların rekat sayısı da yok'' diyenler şunu bilmelidir ki, ibadetlerin detayları herkes tarafından iyi bilindiği için Kuran'da ayrıntısı verilmedi. Örneğin ''Hac bilinen aylardadır(Bakara/197) ve Haram aylar''(Bakara:217, Tevbe:36, Tevbe:5) diyen ayetler de hangi aylar olduğunu bildirmez. Çünkü Hz.Nuh'tan beri bunlar bilinmektedir. İşte namazların rekat sayısı da bu şekilde günümüze gelmiştir. Hatta musevilerin kıldığı namazın rekat sayıları da müslümanlar ile (yatsı namazı hariç) aynıdır.

4- Allah insanı kendi suretinde mi yarattı? 

Rivayet“Allah, Adem’i kendi suretinde yarattı.” (Buhari: İstizan 1; Müslim: Bir 115)

Açıklama: Suret; şekil, biçim, görünüş anlamına gelir. Bu hadiste bahsedilen insanı kendi suretinde yaratmak, Allah'ın hiç bir şeye benzeme özelliğine terstir.

İhlas Suresi 4:“Hiçbir şey O’na denk ve benzer değildir.” 
Şura Suresi 11: ..Hiçbir şey, O’nun gibi değildir. Ve O, en iyi işiten, en iyi görendir.

5- Peygamberi gören cehenneme gitmez mi?

Rivayet: "Beni gören veya beni göreni gören bir Müslümana ateş değmeyecektir." (Tirmizi, Menakıb, 57, hadis no: 3858)

Açıklama: Cehenneme gitmemek için resulün getirdiği kitaba uygun yaşamak gerekir. Sahabeleri görenler yani tabiin zamanına kadar herkesi cennetlik ilan etmek toplumdaki münafıkları da cennetlik ilan etmek olacaktır. Bu sözden maksat ''tabiin zamanına kadar sünnetime ilave yapılmayacak'' olabilir. Çünkü tabiin zamanında sonra emeviler tahrifat yaparak Kurandaki dini unutturmaya çalışmıştır.

6- Kuran yetmez mi?

Uydurma hadis: “Şunu iyi biliniz ki, bana Kur'an-ı Ke­rim ile birlikte onun bir benzeri de verilmiştir. (Bu konuda) dikkatli olun; (çünkü) koltu­ğuna kurulan tok bir adamın ‘Size sadece şu Kur'an lazımdır, onda bulduğunuz helali helal, haramı da haram kabul ediniz yeter!’ diye­ceği (günler) yakındır...” (Ebu Davud, Sünnet, 5(6), İmaret,33; Tirmizî, İlim, 10; İbn Mace, Mukaddime, 2; Darimî, Mukaddime,49; Ahmed b. Hanbel, 2/367, 4/131-132, 6/8).

Açıklama: Rivayetleri Kuranın önüne geçirip Kuranı mehcur bırakanların sarıldığı bu rivayet, peygamberimize Kuranın bir benzerinin daha verildiğini söyleyerek yeni kutsal kitaplar dayatmak istemektedir. ''Kuran yeter diyenler çıkacak'' sözünü Kurana ilave yapmak isteyenler söylemiştir. Peygamberimizin ''ben de haram koyarım, Kuran yetmez'' demesi olacak şey değildir.

Rivayetler arasında Kurana uygun olan da zıt olan da mevcuttur. Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız bunları kıyaslayarak gerçeği görebilirsiniz. Hangi hadisin ne amaçla uydurulduğunu anlamak zor değildir. Uydurma hadise cevap veren Kurana uygun hadis şöyledir:

"Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir." (Ebu Davud, Etime 39; Tırmizi, Libas 6; İbni Mace, Etime 60; El-müracaat sayfa 20)

İki rivayeti kıyaslayınca ''Kuran yeter diyenler çıkacak'' sözünün uydurma olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim müşrikler ''Bize bundan başka Kuran getir yada bunu değiştir.'' (Yunus 15) diyerek henüz peygamberimiz hayattayken başka hükümler istemişlerdi. İşte bu müşrikler peygamberin vefatından sonra ''Kuran yeter diyenler çıkacak'' sözünü uydurmuştur. Bu iddiaya karşı hem ayetler hem de Kurana uygun hadis cevap vermiştir. Hurafeciler bu iki hadisten hangisini seçiyor dersiniz? Tabi ki uydurma olanı beğeniyorlar.

7- Peygamberimiz sol eliyle yemek yiyen adama beddua etti mi? 

Uydurma hadis: Resulullah (sav)'ın yanında bir adam sol eliyle yemek yemişti. "Sağınla ye!" ferman buyurdu. Adam: "Yiyemiyorum!" dedi. Bunun üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Yiyemez ol! Onu böyle demeye kibri sevketti." buyurdular. Bundan sonra elini ağzına kaldıramadı. (Müslim, Eşribe 107)

Açıklama: Hz. Muhammed, sol elini daha iyi kullanan solak bir adama ''yiyemez ol'' diyerek beddua etmemiştir. Çünkü Resulullah, önüne gelene beddua eden birisi değildir. Tevbe Suresi 128:''Andolsun, size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O, size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.''

8- Peygamberimiz çobanı öldüren adamların gözünü oydu mu?

Uydurma hadis: "Ureyne ve Ukeyle kabilelerinden bir grup Medine’ye gelerek Müslüman oldular. Medine’nin havası onlara dokununca Peygamber onlara deve idrarını içmelerini öğütledi. Adamlar develeri dağıttılar ve çobanı da öldürdüler. Peygamber onları yakalattı, ellerini ve ayaklarını kesti, gözlerini oydu, çölde susuz ölüme terk etti. Biz onlara su vermek isteyince, Peygamber bizi engelledi.” (Buharî, Vudu, 66; Tıp,5- 6; Diyat, 22; Müslim, Kasame, 9-11; Ahmed b. Hanbel III/107,163; Ebu Davud, Hudud,3; Tirmizi, Taharet, 55, Nesaî, Tahrimu’d-dem, 8-9)

Açıklama: Böyle bir olay yaşandıysa peygamberimizin kısas uygulamış olması lazımdır çünkü Kuran kısas emreder. Çobanı öldürenler masum bir insanı kasten öldürdüğü için idam edilmeliydi. Gözlerini oyup kızgın çölde ölüme terk etmek bir peygamberin yapacağı iş değildir. Ayrıca deve sidiği ile deve sütünü karıştırmak necis ile temizi karıştırmak olur. Sidik bir dışkıdır ve üzerine sıçrayınca yıkamak gerekir. Elbiseye sidik deyince namaz bile kılınmıyor da nasıl içiliyor bu sidik?

9- Peygamberimizin idrarını içen sahabe var mı?

Uydurma hadis: Umeyme binti Rukayka'nın bildirdiğine göre, Hz. Peygamber (asm)'in Hurmadan yapılmış bir kabı vardı ve geceleyin ihtiyaç duyarsa, seriri (karyola, divan) altına koyduğu bu kabına bevl eder ve onu tekrar karyola altına koyardı. Bir gece yine aynı şekilde ona ihtiyacını giderdi ve kabı karyolası altına koydu. Daha sonra baktığında kapta idrar olmadığını gördü. Kaptaki idrarın nerede olduğunu sorunca, onu Hanımı Ümmü Habibe'nin Habeşistan'dan getirdiği hizmetcisi Bereke'nin içtiğini söylediler. Bunun üzerine Resul-i Ekrem: "Büyük ölçüde kendisini ateşten korudu." buyurdu. (Tabarani el- Mu'cemu'l-Kebir ve Beyhakinin Sünenü'l-Kübra - Ebu Davud, Taharet 13, (24); Nesai, Taharet 28, (1, 31)

Açıklama: Peygamberin sidiğini içen sahabe cennetlik oldu, kanını içen sahabe cennetlik oldu gibi söylentiler halk efsanesidir. Ayrıca peygamberin yatağın altına sidikli tabak koyması olacak şey değildir. Ancak aşırı tembel birisi tabağa işeyip yatağın altına koyar. Halbuki biz biliyoruz ki nebimiz geceleri ibadet ile meşkul olurdu. Gece namazı ona farz olmuştu. Yani gece uyanıp tabağa işeyip yatmıyordu. Sidik içen sahabenin cennetlik olması peygamberi putlaştırma çabasıdır.

İsra Suresi 79: Geceden sana özel nafile olarak ibadete kalk. Belki rabbin seni makamı mahmud'a (övülen makama) gönderir. 80: (Orada) De ki: ''Rabbim beni doğru bir girişle dahil et ve beni doğru bir çıkışla çıkar. Ve senin katından bana yardımcı bir güç ver.''

10- Peygamberimizin sümüğünü kapışan sahabe var mı?

Uydurma hadis: “Abdest alınca artan suyunu almak için koşuşurlardı, öyle ki neredeyse bunun için birbirleriyle vuruşacaklardı. Tükürdüğü veya sümkürdüğünde, avuçlarıyla onu kaparlar ve yüzlerini ve bedenlerini onunla ovarlardı. (Buhari 1/67)

Açıklama: Sahabeler peygamberin tükürüğünü ve sümüğünü kapışacak kadar onursuz değildi. Bu söylenti de nebiyi aşırı överek kendi hocasını putlaştırmak isteyenlerin oyunudur. Önce peygamberin sümüğünü kapıştırırlar sonra kendi şeyhinin sümüğünü kapışırlar. Böyle uydurma hadisler ümmete kula kulluk zihniyeti aşılamaktadır. Hem peygamberin böyle bir ortamda abdest alması da mümkün değildir. Eğer onun abdest suyunu kapışsalar idi hemen itiraz ederek ''aklınızı başınıza alın, neden benim artığımı kapışıyorsunuz, ben size insanlık onurunuzu iade etmek için gönderildim'' derdi. Alemlere rahmet olan bir peygamberden böyle bir cevap beklenirdi ama hurafeciler onun ses çıkarmadığını, istemem yan cebime koy dercesine müdahale etmediğini söyleyerek kafalarında kendilerine uygun bir peygamber profili çizerler. Ayak suyunu kapıştıran hayali bir put tezahür ederler.

11- Peygamberimizin kanını içen sahabe var mı?

Uydurma hadis: Ashab-ı kiramdan Abdulah b. Zübeyir de çocuk yaşta iken Hz. Peygamber (s.a.v)'in hacamat kanını içmiştir. Olay şöyle gelişmiştir: Abdullah sekiz dokuz yaşlarındayken, Rasulullah (s.a.v) kendisine hacamat ettirdiği kanınını toprağa gömmesi için bir kap içinde vermiş, Abdullah ise oradan ayrıldıktan sonra tek başına kalınca, kanı gömeceği yerde içmiştir. Geri dönüp gelince Resulullah (s.a.v): "Ne yaptın?" diye sormuş, o da kinayeli konuşarak: "Onu ortadan kaldırdım." demiştir. Hz. Peyggamber (s.a.v) durumdan şüphelenip: "Herhalde onu içtin?" deyince Abdullah: "Evet!.." demiştir. Bunun üzerine Peygamber (s.a.v): "Kanı kanıma karışana ateş temas etmez." buyuru. (el-Askalânî, el-Metâlibü’l-Âli¬ye, 4:21; el-Heysemî, Mecma’u’z-Zevâid, 2708; el-Hâkim, el-Müstedrek, 3:554.)

Açıklama: İslamda kan içmek haram kılınmıştır. Peygamberin kanını içen sahabe cennetlik oldu masalı ise halk efsanesidir. Böyle yalanlar ile kendi hocasının kanını, idrarını kutsamaya çalışırlar.

12- Kuran ayetini keçi yedi mi?

Uydurma hadis: Aişe (R.A) şöyle demiştir: “Andolsun ki recmetme ayeti ve yetişkin kişiyi on defa emzirme (sebebi ile nikahlamanın haramlığı) ayeti indi. Andolsun ki bu ayetler karyolamın altında bir yaprakta (yazılı) idi. Rasulullah vefat edip biz onun ölümü ile meşgul olunca, evde beslenen koyun veya keçi girip o yaprağı yedi.” (İbni Mace 1944, Ahmed bin Hanbel 5/131, 132, 183 ve 6/269)

Uydurma hadis:  Abdullah b. Abbas radıyallahü anhuma şöyle demiştir: Ömer (b. el-Hattâb)  halka hitâb edip şöyle dedi: “Şüphesiz Allah (C.C) Muhammedi hak ile gönderdi, ona Kitabı indirdi. Recm âyeti ona indirilenler içindedir. Biz onu, okuduk ve ezber­ledik. Rasûlullah recmetti, ondan sonra biz de recmettik. İnsanlar üzerinden uzun zaman geçerse, birisinin; biz Allah’ın Kitabında recm âyetini bulamıyoruz, demesinden ve Allah’ın indirdiği bir farzı terketmek suretiyle sapıtmalarından korkarım. Muhsan olduğu ve beyyine ya da ha­milelik ve itiraf bulunduğu zaman erkeklerden ve kadınlardan zina edene recm haktır (sabittir). Allah’a yemin ederim ki eğer insanlar, Ömer Al­lah’ın kitabına ilâvede bulundu, demeyecek olsalardı, recm âyetini yazar­dım.”(Buhâri; hudûd 30. 31 Tirmizi; hudûd 7; Müslim; hudûd 15; İbn Mâce, hudûd 9. Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 15/110)

Uydurma Hadis: 1583 - Şa'bî  anlatıyor: "Hz. Ali (ra), kadını remettiği zaman onu perşembe günü dövdü, cuma günü de recmetti. Ve şunu söyledi: "Ona Kitabullah(ın hükmü) ile celde, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın sünneti ile de recm tatbik ettim." Buhârî, Hudud 21.

Açıklama: Tevratta geçen ve yahudilerin şeriatı olan taşlayarak öldürmek, islamın verdiği bir ceza yöntemi değildir. Kuranda zina edenlere 100 kırbaç vurulacağı yazar. Ayrıca ''Allahın dinini uygularken onlara acımayın'' diyerek kırbaçlanan kişiye acımamak gerektiği söylenmiştir.

Zina etmiş kadın ve zina etmiş erkek, ikisinden her birine artık 100 kamçı vurun. Eğer Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, Allah’ın dininde onlara karşı sizi acıma duygusu tutmasın. İkisinin azabına mü’minlerden bir taife şahit olsun. [24/Nur Suresi 2]

Eğer İslamda recm olsaydı Kuranda ''recm ederken acımayın'' yazacaktı ama ''yüz celde vururken acımayın'' denmiştir. Bunu bilenler ne yapsak da islama recm eklesek diye düşünmüşler, çareyi hadis uydurmakta bulmuşlardır. Hadis uydurmanın popüler olduğu zamanlarda hem peygamberin hem de sahabelerin adına söylentiler yayılmış, Ömerin korkak olduğu söylenmiş, Kuranın eksik olduğu iftirası atılmıştır. Evet, bu sözde hadisler apaçık iftiradır. Bir kaç soruyla köşeye sıkıştıralım:

1- Kuran peygamberimiz zamanında iki kapağı arasına toplanmıştı, deriden kağıtlara yazılıyordu. Peki recm ayeti varsa neden Kurana eklenmedi de yatağın altına kondu?
2- Kuran yazılı bir metin neden yatağın altında duruyordu? Kuranı belinden yukarıda tutanlar ayetin yatağın altında yerlerde olduğuna nasıl inanıyorlar.
3- Yatağın altındaki deriyi keçi neden yiyor? Keçiler ot yerler, en fazla ağaç kabuğu yerler. Hayvan derisi yiyen keçi masalına nasıl inanıyorsunuz?
4- Velev ki keçi yedi, Kuran nasıl eksiliyor. Sadece bir sayfada mı yazılıydı bu hüküm? Kimsenin ezberinde değil miydi?
5- Ömer ra Kurandan olan bir hükmü neden Kurana eklemiyor? Halktan neden korkuyor? Eğer bu hüküm ayet ise Kurana eklenmesine kimse itiraz etmez. Lakin itiraz etmelerinden korktu denmiş. Ömerin korkak olduğuna ve Kuranı eksik bıraktığına nasıl inanıyorsunuz?
6- Keçinin yemesiyle Kuran eksildi ise elimizdeki Kuran eksik midir? Allah Kuranı bir keçiden korumadı da zina hükmü eksik mi kaldı?

Bu sorular Kurana ilave yapmak isteyenlerin recm hadisleri uydurduğunu ortaya koyar. Zira yalan söylemek kolay değildir, her yerden açık verir. Aklını rafa kaldırmayanlar bu yalanları rahatlıkla görebilir. Eğer keçi masalına inanırsak elimizdeki Kuranın da eksik olduğunu, Kurana ilave yapmak gerektiğini söylemek durumunda kalırız. Demek ki recm savunanlar Kuranın eksik olduğuna inanıyorlar ve recm ayeti eklemek istiyorlar. Kuranda recm olmaması bile Kuranın korunmuş olduğuna delildir. Eğer Allah Kuranı korumasaydı bu uydurma hadisleri ayet olarak ekleyeceklerdi.

13- Dinden dönen öldürülür mü?

Uydurma Hadis: "Kim dinini değiştirirse onu öldürün" (Buhari: Cihad 149, Ebu Davud Sünen: Hudud 1, Tirmizi sünen: Hudud 20, İbn mace Sünen: hudud 2)
Uydurma Hadis: “Bir Müslümanın kanı şu üç durum dışında haramdır: Evli olup zina eden, haksız yere bir cana kıyan ve dinini terkedip cemaatten / İslam cemaatinden ayrılan kimse.”(Buhari, Diyat 6; Müslim, Kasame, 25)

Açıklama: Eğer dinden dönenler öldürülüyorsa yahudi ve hristiyanlar da müslüman olamazlar. Onlar da mürted ilan ederek öldürülür. Halbuki mürtedi öldürmek din seçme hürriyetine müdahale etmektir. İnsanlar bir dini kendi vijdanıyla benimserler. Dikte ettirerek din kabul ettirilmez. Hem ''Dinde tiksindirme yoktur...'' (2:256) ayeti buna dikkat çeker. Peygamberimize bile ''sen onlar üzerinde bir zorba değilsin.'' (88:22) ayeti inmiştir. Demek ki zorbalık ile insanları kendi dininde tutmak bidat olarak sonradan çıkmıştır. Nitekim Kuranda dinden dönenlerle ilgili ayet de vardır ama hiç birinde öldürün emri yoktur. (Bak: Mürtedin hükmü)

Bu konuda uydurulan diğer fetvalar da uydurma hadisleri sorgulamayı bile yasaklamış ve tövbe etse bile öldürme kararı vermiştir. Örneğin;  ''Ebu Suud'un maruzat'ında gördüm, bir öğrencisi ona soru sordu: ''Nebimiz (sav) bütün sözleri doğru mudur? Onunla amel etmek gerekir mi?'' Cevap: Sen onunla amel etmek gerekmez demeye çalıştın, bu sorun bunu kabul etmediğini gösteriyor, kafir oldun. Tövbe etmezsen öldürüleceksin ama doğru mudur diyerek nebimize hakaret ettin, tövbe etsen de öldürüleceksin.'' (ibni abidin: reddul muhtar, sayfa 230, cilt 4) Yani kendi uydurdukları yalanları ifşa edenleri mürted ilan ederek öldürüyorlar. Gencin aklına takılan Kurana zıt rivayetler olduğu için danışmak istemiş ama ağzını açtığı anda öldürmüşler. Uydurulmuş dinin zulmüne güzel bir örnek.

14- Erkeğe karısını niçin dövdüğü sorulmaz mı?

Uydurma hadis: Hz. Ömer anlatıyor: "Resûlullah buyurdu ki: "Erkeğe, hanımını ne sebeple dövdüğü sorulmaz." (Ebu Davud, Nikah 43, (2147).

Açıklama: Kadınları dövmeyi meşru kılmak için yine hadis uydurma yöntemi kullanılmıştır. Bir de Nisa 34 ayeti delil getirerek dövenler vardır. Halbuki ne Kuranda ne de Kurana uygun hadislerde kadın dövmek emredilmez. (Bak: Kadınları dövün ayeti)

15- Kadın cennet'e gitmek için kocasını razı etmeli mi?

Uydurma hadis: Hüreyre anlatıyor: "Resulullah buyurdular ki: "Şayet ben bir insanın başka bir insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadına, kocasına secde etmesini emrederdim." (Tirmizi, Rada' 10), (1159).
Uydurma hadis: Ümmü Seleme anlatıyor: "Resulullah buyurdular ki: "Hangi kadın, kocası kendisinden razı olarak vefat ederse, cennete girer.'' (Tirmizi, Radâ 10, (1161).
Uydurma hadis: "Erkek, kadınını yatağına çağırır, kadın da gelmeye yanaşmaz, erkek öfkelenmiş olarak sabahlarsa, melekler sabaha kadar -bir rivayette yatağa gelinceye kadar- kadına lânet okurlar.'' (Buhari, Nikâh 85, Bed'ü'l-Halk 6; Müslim, Nikâh 120 - 122 (1436); Ebu Dâvud, Nikâh 41, (2141).

Açıklama: Bu hadislerin de kadınları erkeğin kölesi yapmak için uydurulduğu bellidir. Zira bir peygamber kocaya secde etmek, kocasıyla sevişmeyen kadına meleklerin lanet etmesi, kocasını razı den kadının cennetegitmesi gibi çocukların inanacağı türden yalanları söylemez. Cennete gitmek için Allahı razı etmek gerekir.

16- Namaz kılanın önünden geçmek!


Uydurma hadis: Ebu Hureyre rivayetine göre Resulullah şöyle demiştir: "Namaz kılan bir adamın önünden eşek, köpek ve kadın geçerse namazı bozulur" (Buhari 8/102; Hanbel 4/86)

Açıklama: Kız çocuklarını gömerek öldüren zihniyetin sözleri peygamber sözü olarak karşımıza çıkmaya devam ediyor. Namaz kılan erkeğin önünden; eşek, köpek ve kadın geçince namazın bozulacağı söylenerek kadınlar eşek ve köpekle bir tutmuşlardır. Bu hezeyanı işiten Aişe validemiz de ''Bizi eşek ve köpekle bir tuttunuz, ben peygamberin önünde yatarken o namaz kılardı'' (Müslim, Salat 266) diyerek uydurma hadise itiraz etmiştir. Yani hadisler arasında güzel sözler de vardır şeytani sözler de. Hepsi çorba gibi karışmıştır. Hurafeciler bunlardan en kötüsünü beğenir ve güzel olana ''zayıf hadis, mevzu hadis'' diyerek çöpe atarlar. Böylece kendileri hadis inkarcısı olur.

17- Siyah köpek şeytan mıdır?

Uydurma Hadisler; 
Rasûlullah  buyurmuştur: “Köpekler de diğer toplumlar gibi başlı başına bir soy ve ümmet olmasaydı onların öldürülmesini emrederdim, fakat siz onlardan simsiyah olanları öldürünüz. Herhangi bir ev; koyun, ziraat ve av köpeği haricinde köpek besler ve bulundurursa onların yaptıkları iyiliklerden her gün bir kırat sevap eksilir.” (Müslim, Tahara: 27; İbn Mâce, Sayd: 2)

Rasûlullah (s.a.v.): “Av köpeği ve koyun köpeği haricindeki tüm köpeklerin öldürülmesini emretti.”(Buhârî, Bed-ül Halk: 16; Müslim, Müsakat: 10)

Tüm kara köpekleri öldürün çünkü onlar şeytan'dır. (Hanbel 4/85, 5/54)

Resulullah (sav) buyurdular ki: "Kişi, önüne semer kaşı kadar bir şey bırakmadan namaz kılarsa; (önünden geçtiği takdirde) siyah köpek, kadın, eşek namazını bozar..." Ebu Zerr'e dendi ki: "Siyahın kırmızıdan, beyazdan farkı nedir?" Şu cevabı verdi: "Ey kardeşimin oğlu! Sen bana, benim Resulullah (sav)'a sorduğum şeyi sordun. Efendimiz: "Siyah köpek şeytandır" buyurmuştu."

[Müslim, Salat 265, (510); Ebu Davud, Salat 110, (702); Tirmizi, Salat 253, (338); Nesai, Kıble 7, (2) Hadis: 2731]

Açıklama: Siyah renk de köpeğe verilmiş bir renktir. Hayvanlar derilerinin hangi renkte olacağına kendileri karar vermezler, insanlar da kendileri karar vermezler. Doğuştan gelen özellikler sebebiyle canlıları şeytan ilan etmek cahilliğin daniskasıdır. Cinni şeytanlar maddi beden sahibi değildir, metafizik boyutta yaşamaktadır. Yani bir köpek kılığına giripte karşımıza çıkmazlar. Gelenekte cinlerin köpek, yılan şekline girdiği söylense de Kurana göre cinler bizim göremediğimiz boyutta yaşayan canlılardır.

18- Kertenkele öldürmek sevap mı?

Uydurma hadis: ''Kertenkeleyi bir vuruşta öldürene 100 sevap vardır. Çünkü kertenkele, Hz. İbrahim ateşe atılınca diğer hayvanlar gibi su taşımayıp yanmasını istediği için üflemiştir. Bu yüzden kertenkele fasıktır.'' (Müslim: 2240/147, Buhari: 7/3150)
Uydurma Hadis: Hz. Aişe’den yapılan ikinci bir rivayete göre, Rasulullah, Kertenkeleyi öldürmeyi emretti ve şöyle buyurdu: "İbrahim ateşe atıldığı zaman, kertenkele dışında yeryüzündeki bütün hayvanlar/canlılar ateşi söndürmek için gayret ettiler. Yalnız kertenkele ateşi üfürmeye çalışıyordu” ( İbn Mace, Sayd, 12; İbn Hanbel, 7/83,109, 217)

Açıklama: Hadisçilerin sahih dediği ama her yönden hezeyan olan bu rivayet de peygambere isnad edilmiş yalanlardan biridir. Bir kaç soruyla çökecek olan hurafeye sahih demek akıl tutulmasıdır.

Soru 1- Kertenkelenin ibrahim peygamberle ne gibi alıp veremediği olabilir? Bir hayvan neden peygambere düşman olsun? Yoksa tevhid düşmanı müşrik kertenkele mi?
Soru 2- Ateşi hayvanlar mı söndürdü? Kuran'da ''Ey ateş! İbrahime karşı serin ve esenlik ol'' (Enbiya 69) emriyle ateşin yakma özelliğini kaybettiği haber verilir. Bir mucize olarak ateş ısı vermemiş, sadece görüntü olarak yanmaya devam etmiştir. Allah istediği zaman ateşin yakma özelliğini yok etmektedir. Öyleyse ateşe su taşıyan hayvan masalı nereden çıkıyor? Madem çıkıyor kertenkele niye peygamberi yakmak için üflüyor.
Soru 3- Velev ki müşrik kertenkele peygamberi yakmak istedi. Onun bu günahından ötürü günümüzdeki hayvanlar neden suçlanıyor? Atasının suçunu günümüzdeki keler niçin üstleniyor? İslamda ''Hiç bir günahkâr bir başkasının günahını yüklenmez.'' (Necm 38) hükmü varken nasıl oluyor da keler soyunu lanetliyorsunuz?

Bu sorular kertenkele hadisinin de uydurma olduğunu ortaya koyar. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir masala sahih demek, hadis metodunun geçersiz olduğunu da gösterir. Zira aklımızla alay eden bu rivayetin sahih olduğunu söyleyenler, ravi zincirine bakarak sahih olduğuna karar vermiştir. Demek ki hadis uyduranlar ravi zinciri uydurmayı da ihmal etmemiş, saygın kişilerin adını kullanarak hadis uydurmuşlardır. Sadece kertenkele hadisi bile sahih denilen hadislere güvenmemek gerektiğini ortaya koyar. Eğer sahih olsaydı Kuranla uyumlu olurdu.

19- Araplar kutsal mıdır?

Uydurma Hadis: "Üç hasletten dolayı Arabi seviniz: Çünkü ben Arabım, Kur'ân-ı Kerim Arapça olarak nazil olmuştur, Cennet ehlinin konuştukları dil Arapçadır." (İmam Münâvî: Feyzü'l-Kadîr, 1:178 Hadis no: 225. Ravi: İbni Abbas)

Açıklama: Arapları kutsamak isteyen birinin yaydığı söylenti peygamber sözü zannedilmiştir. Peygamberin arap olması, arapların kutsal olduğunu göstermez. Nitekim peygambere eziyet edenler de araplar olmuştu. Hatta bir ayette ''Araplar küfürde ve nifakta ileridir, Allahın resulune indirdiği hududları çiğnemeye daha yatkındır. Allah bilendir, hikmetlidir'' (9:97) diyerek arap ırkının küfre daha yatkın olduğuna işaret edilmiştir. Peygamberin ırkçı olmadığını bildiren güzel hadisler de vardır. Uydurma hadise cevap veren Kurana uygun hadisler şöyledir.

Arabın, Arab olmayana, Arab olmayanın Arab'a, siyahın kırmızıya, kırmızının siyaha, takvadan öte, hiçbir üstünlüğü yoktur. Şüphesiz Allah Teala Katında en üstününüz, Allah Teala'dan en çok korkanınızdır. (Müsned-i Ahmed b. Hanbel, 5/411)

Sizin şu soyunuz-sopunuz kimseye üstünlük ve kibir taslamaya vesile olacak şey değildir. (Ey insanlar)! Hepiniz Adem'in çocuklarısınız. Hepiniz bir ölçek içindeki birbirine eşit buğday taneleri gibisiniz Halbuki, hiç kimsenin kimseye din ve takva müstesna üstünlüğü yoktur. Kişiye kötü olması için; başkalarını yermesi, küçük görmesi, cimri, kötü huylu, had ve hududu aşmış olması yeter. (Müsned-i Ahmed b. Hanbel, 4/158, İbnu Kesir, 4/218)

Kuranın arapça oluşu ise indiği toplumda anlaşılması içindir. Zira başka dil olsaydı itraz edeceklerdi. Fussilet 44: Onu yabancı bir dilde Kuran yapsaydık elbette şöyle derlerdi: ‘’Onun ayetler izah edilseydi ya, arap olana yabancı bir dil mi?’’ Deki: ‘’O iman edenler için hidayet ve şifadır. İman etmeyenlerin ise kulaklarında ağırlık vardır, o (Kuran) onlara körlüktür. Onlara uzak bir mekandan sesleniliyor.

Cennet dilinin arapça olması ise tam bir hezeyandır. Cennette oraya uygun bir dil olacaktır. Belki de beyin gücüyle iletişim kurulacaktır.

20- Kadınlar sünnet edilmeli mi?

Uydurma Hadis: ''Sünnet (hıtan) erkeklere sünnettir. Kadınlara için ise fazilettir.''(Ahmed b. Hanbel, V, 75; Ebu Davud Edeb, 167; el-Fethu'r-Rabbânî, XVII, 1312)

Açıklama:  Kadın sünnetinin hadis olarak sunulmasının temelinde, kadının zevk almasını önlemek vardır. Böylece potansiyel zinakar olan kadınların cinsellikten zevk almasının önüne geçilecek, kocalarını aldatmaları önlenecektir. Bu zihniyete sahip kişiler dini bir hava katmak için hadis uydurmaktan çekinmemiştir. Kadın sünneti hem sağlık açısından hem de mantık açısından felakettir. Kadınlar klitoris ucuyla zevk alırlar. Klitorisin sünnet edilmesi ise bir kadının ömür boyunca cinsellikten zevk almaması demektir. Bu ise büyük zulümdür, Allahın yarattığını değiştirmektir. Cinsiyet değiştirmekle eş değer bir kötülüktür.

İslam'da erkek sünneti de farz değildir çünkü hiçbir ayette ''müslüman olmak için sünnet olacaksınız'' yazmaz. Erkeklerin sünnet edilmesi yahudilerin şeriatıdır: ''Aranızdaki erkeklerin hepsi sünnet edilecek. Sünnet olmalısınız. Sünnet aramızdaki antlaşmanın belirtisi olacak.'' (Tevrat: Yaratılış, Bölüm 17/10-11) cümlesinde görüldüğü gibi israiloğullarına özel bir işarettir sünnet. Eğer İslami nişane olsaydı bir ayette emredilirdi. Gelenekte de dini emirden çok erkek olmakla bağdaştırılır, ''sünnet olunca erkek olacaksın'' gibi söylemler vardır. Sanki penis takılacak da erkek olacakmış gibi ucundan deri kırpmaya erkek olmak derler. Erkek penisinin ucundan deri kırpmak doktor gerekli görürse yapılabilir ancak dini gerekçe olarak yada erkek olma gerekçesiyle çocukları sünnet etmek şart değildir.

21- Musa ölüm meleğine tokat attı mı?

Uydurma Hadis: "Melekül Mevt (ölüm meleği) Musa Aleyhisselama ruhunu kabzetmek için gönderildi. Hz. Musa'ya geldiği zaman, Ona tokat vurdu, bir gözü çıktı. Azrail Aleyhisselam Rabbine döndü, dedi ki: "Beni öyle bir kula gönderdin ki, ölümü istemiyor." Cenabı Hak tekrar ona gözünü iade etti." (Ravi: Ebu Hureyre , Sahihi Buhari, 2/113 ve 4/191; Sahihi Müslim 4/1843)

Açıklama: Hz. Musa'nın ölüm meleğine tokat atıpta onu geri göndermesi olacak şey değildir. Çünkü Allah eceli gelen kişilerin canını alır ve kıyamet'e kadar geri bırakmaz.  ''Allah, eceli geldiğinde hiçbir canı ertelemez. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.'' (Munafikun Suresi 11)

İsrailiyat uydurması bu hadisi savunanların bahanesi: ''Musa insan kılığına girmiş ölüm meleğine tokat attı ve onun melek olduğunu fark edemedi. Ona saldıracağını sanıp tokat atarak gözünü çıkardı '' şeklindedir. Kasas Suresi 15.ayetteki Hz. Musa'nın kavga eden adama tokat atıp öldürmesi olayından yola çıkarak yeni bir tokat atma masalı uydurulmuştur. Halk efsaneleri ise hadis olarak karşımıza çıkmaktadır.

22- Sakal uzatmak farz mı?

Uydurma Hadis: "Müşriklere muhalefet edin sakallarınızı serbest-tastamam bırakın/uzatın, bıyıklarınızı kısaltın.” (Buhari, Libas, 64; Müslim,Taharet, 54 )

Açıklama: Sakal uzatmak kişinin tercihine bırakılmış, dini bir hükmü olmayan konulardandır. Rivayette ise müşriklerle muhalefet sebebiyle sakal uzatmak gerektiği söylenmiştir. Sanki müşrikler sinek kaydı tıraşı oluyormuşta onlara benzememek için sakal uzatmak gerekiyormuş gibi gösterilmiştir. Halbuki o dönemde müşrikler de sakallıydı. Uydurulmuş dinde sakal kesmek, kaş almak gibi ıvır zıvır konular dinin en önemli konusuymuş gibi tartışılır ve üzerinde çok durulur. Böylece insanların kafası boş işlerle meşgul edilir.

23- Namaz 50 vakit miydi?

Uydurma Hadis: “Musa: (Peygamberimize hitaben): ‘Ben, insanları senden iyi tanırım; İsrailoğullarından neler neler çektim, senin ümmetin bu elli vakit namaza hiç dayanamaz…’dedi”(Nesaî, Salat, 1).
Uydurma Hadis: “İsra gecesi namaz elli vakit olarak farz kılındı, sonra azaltılarak beş vakte indirildi ve şöyle seslenildi: Ey Muhammed, benim katımda söz değişmez, senin için bu beş vakit namaz sebebiyle elli vakit sevâbı vardır.” (Tirmizî, a.g.e).
Uydurma Hadis: “O zaman Allah ümmetime elli vakit namaz farz kıldı. Bu farziyeti yüklenerek döndüm. Derken Mûsâ Aleyhisselâma rast geldim. “Mûsâ (a.s.) bana, ‘Rabbin ümmetine neleri farz kıldı?’ diye sordu. “Onlara, ‘Elli vakit namaz farz kıldı’ dedim. “Musa (a.s.) bana, ‘RAbbine dön de şefaat et, zira ümmetin buna tâkat getiremez.’ dedi. “Bunun üzerine Rabbime Mürâcaat ettim. Allah Teâla şatrını (bir kısmını) indirdi. Ben yine Mûsâ’nın (a.s.) yanına dönerek durumu kendisine haber verdim: ‘Bir kısmını indirdi’ dedim. O yine, ‘Rabbine mürâcaat et, zira ümmetin tâkat getiremez’ dedi. “Ben yine Rabbime mürâcaat ettim. Alah Taâla kalanından bir kısmını indirdi. Mûsâ Aleyhisselâmın yanına yine döndüm. O tekrar, ‘Rabbine dön, zira ümmetin buna dayanamaz’ dedi. Bir daha müracaat ettim. “Allah Teâla, ‘Onlar beştir, yine onlar [sevap itibariyle] ellidir. Benim nezdimde hükm-ü kaza değişmez’ buyurdu. “Musa’nın yanına döndüm. O yine, ‘Rabbine dön’ dedi.” “Ben de, ‘Artık, Rabbimden utanır oldum’ (Müslim, İman: 263; Ahmed Naim, Sahih-i Buharî Muhtarası Tecrîd-i Sarih Tercemesi. (Ankara: Diyanet işleri Başkanlığı Yayınları, 1981), II/277.)

Açıklama: Elli vakit namazın kılınamayacağını herkes bilir. Eğer namaz 50 vakit emredilseydi günde yarım saatte bir namaz kılmak gerekirdi. Uygulanması imkansız olan böyle bir emri Allah vermez. Verse bile peygamberimiz hemen itiraz eder. Musa'ya anlatıp ona danıştıktan sonra itiraz etmez. Miraç hikayesinden yola çıkarak yine Musa övülmek istenmiştir. ''Musa olmasaydı şimdi elli vakit kılıyor olacaktınız'' dedirtmek için bu hikaye uydurulmuştur. Yani Muhammedin aklı küçümsenmiş, Musanın aklı yüceltilmiştir. Görülen o ki yahudiler bir peygamber yarıştırması yapmışlar ve söylentileri yaymışlar. Hadis toplayanlar da bu söylentileri peygamber sözü sanıp yazmışlar. Sahih denilen hadislerin güvenilmez olduğu, ravi zincirinin ölçü olmadığı bir kez daha ortaya çıkmıştır.

24- Nur suresi 31.ayet inince kadınlar ne yaptı?

Uydurma Hadis: ''Hz.Aişe : Allah ilk muhacir kadınlara rahmet eylesin. Allah "Kadınlar baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar" emrini indirince, o kadınlar izâr denilen dış elbiselerini yardılar da onlarla başlarını örttüler, demiştir'' (Buhari: Kitabut Tefsir - 13 (226.bab); Ebu Davud: libas 33(ıv, 3577); Beyhaki vıı 88)
Uydurma Hadis: Safiyye binti Şeybe şöyle anlatır: “Biz Âişe ile birlikte idik. Hazret-i Âişe dedi ki: «Nûr Sûresi’ndeki “Kadınlar başörtülerini yakalarının üstüne taksınlar...” âyeti inince, Ensâr’ın erkekleri bu âyetleri okuyarak evlerine döndüler. Bu erkekler eşlerine, kız, kız kardeş ve hısımlarına bunları okudular. Bu kadınlardan her biri elbise kumaşlarından, Allâh’ın kitabını tasdik ve ona îman ederek başörtüsü hazırladılar. Ertesi sabah, Hazret-i Peygamber’in arkasında başörtüleriyle sabah namazına durdular.” (Buhârî, Tefsîru Sûre, 24/12; Ebû Dâvûd, Libâs, 29; Ahmed bin Hanbel, VI, 188)

Açıklama: Kadınların başında örtü olmasına rağmen etek keserek ikinci baş örtüsünü takıyorlar. Halbuki ayette dekoltenin kapatılması isteniyor. O dönemde kadınların başında geriye doğru sarkıttıkları bir örtü olduğu söylenir. Bunun öne getirilmesiyle göğüslerin kapatılması istenmiştir. Amaç saç teli gözükmemesi değil, baş örtüsü aracılığıyla dekolteyi kapatmaktır. Nur 31 ayetin saç teli gizlemeye yönelik bir emir olduğuna inananlar namazda iki kat baş örütüsü takarlar. Sünni anlayışın ürünü olan bu davranış, Allah'tan saçını gizlemektir. Halbuki ayette yabancı erkeklerden sakınmaktan bahsedilir ve kimlere dekoltenin gösterilebileceği açıklanır.

25- Müşriklerle aramızdaki fark sarık mıdır?

Uydurma Hadis: "Resülullah buyurdular ki: "Bizimle müşrikler arasındaki fark, kalansuveler üzerindeki sarıklardır." [Ebu Dâvud, Libas 24, (4078); Tirmizi, Libâs 47, (1785).]

Açıklama: Müslümanlar ile müşrikler arasındaki farkın sarık olduğunu söylemek, arap örfünü kutsamak için yapılmış algı oyunudur. Zira peygamberin düşmanları da sarıklıydı. Müslüman ile müşrik arasındaki fark tevhid inancıdır. Müslümanlar Allahtan başkasına yalvarmaz, istiane etmez, şefaat ummaz. Müşrikler ise Allahı en yukarıda kabul ederler, kendilerini de en aşağıda kabul ederler. Ortada ise kendilerini Allah'a sunacak tanrılar icat ederler. Bu farkın bilinmemesi için aramızdaki farkın sarık takmak olduğu söylenmiştir. Böylece sarık takmayanlara da üstü kapalı olarak müşrik denmiştir.

Hz. Muhammed'in mütevazi bir hayatı vardı. Arkadaşları ne giyerse ondan giyer, ne yerse ondan yerdi. Ashabıyla birlikte sohbet eder, şakalaşırdı. Dışarıdan bir yabancı hangisinin peygamber olduğunu anlayamazdı. (İbnul cevzi, vefa 1, s:435) Yani peygamberimiz yaşadığı toplumun geleneğine göre giyiniyor, pazarda ne satılıyorsa beğendiğini alıyordu. Günümüzde yaşasaydı yine içinde yaşadığı toplumun pazarından alışveriş yapacaktı.

26- Kıyamet günü sorguya çekilenler cehennemlik mi olacak?

Uydurma Hadis: “Resulullah (a.s.m): ‘Kıyamet günü kim hesaba çekilirse azap görür’ diye buyurdu. Ben: ‘Allah “Hesap defteri sağ eline verilen kimsenin hesabı kolayca görülür” buyurmuyor mu?’ dedim. ‘Hayır’ dedi ‘O arzdır, kıyamet günü kim hesaba çekilirse azap görür’ diye buyurdu.”(Buharî, Rikak, 49; Müslim, Cennet,79 “h. No:2876”).

Açıklama: Kıyamet günü sorguya çekilmek, her insanın başına gelecek bir olaydır. Salih kul veya günahkar kul ayrımı yapılmadan Allah herkesi hesaba çekecektir. Kıyamet günü Hz. İsa'nın sorgu aşamsındaki sözleri şöyledir. Maide Suresi 116: Allah: "Ey Meryem oğlu İsa, insanlara, beni ve annemi Allah'ı bırakarak iki ilah edinin, diye sen mi söyledin?" dediğinde: "Seni tenzih ederim, hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin, ama ben Sen'de olanı bilmem. Gerçekten, görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen."

Rivayete göre ise sorgulanan kişi cehenneme gidecektir. Maide 116.ayette Hz. İsa'nın sorgulandığı anlatıldığına göre uydurma hadise göre İsa peygamber de cehennemliktir. Ayrıca İnşikak Suresinde amel defteri sağından verilen kişilerin sorgusunun kolay geçeceği haber verilmiştir.

İnşikak Suresi 7: Fakat kitabı (amel defteri) sağından verilen kimse ise. 8: İşte o, kolay bir hesapla hesaba çekilecek. 9: Sevinçli olarak ailesine dönecektir.

27- Hz. Aişe, peygamberle 6 yaşında mı evlendi?

Uydurma Hadis: “Peygamber benimle evlendi; ben o sırada 6 yaşındaydım. Ve ben dokuz yaşındayken benimle gerdeğe girdi. (Buhari, e’s-Sahih, Kitabu Menakıbi’l-Ensar/44; Tecrid, hadis no. 1553; Müslim, e’s-Sahih, Kitabu’n-Nikah/69, hadis no. 1422)

Açıklama: Peygamberin altı yaşındaki bir çocukla evlenmesi olacak şey değildir, henüz ana okuluna giden bir çocukla evlenmek pedofili hastası olmaktır ve peygambere atılmış iftiralardan biridir. Kuranda nikah eyetlerine bakılırsa hep ''Kadın'' kelimesi geçtiği görülür. Zira evlenmek için ergenlikten çıkmış bir kadın olmak lazımdır. Çocuklar için ise ''Veled, vildan'' gibi kelimeler geçer. (Bak: Çocukların evlendirilmesi)

28- Allah'ı görmek mümkün mü?

Uydurma Hadis: Rüyanın en hayırlısı, kulun Rabb’ini görmesi veya peygamberini görmesi yahut Müslüman olan anne babasını görmesidir.” (Akâid, Ömer Nesefî)

Açıklama: Allah yaratılan hiç bir şeye benzemez. Allah'ın tecellisini bile görmek mümkün değildir. Hz. Musa Allah'ı görmek istemiş ama görememiştir. Araf Suresi 143: Musa tayin edilen sürede gelince ve Rabbi O'nunla konuşunca: "Rabbim, bana göster, Seni göreyim" dedi. (Allah:) "Beni asla göremezsin, ama şu dağa bak; eğer o yerinde karar kılabilirse, sen de beni göreceksin." Rabbi dağa tecelli edince, onu param parça etti. Musa bayılarak yere düştü. Kendine geldiğinde: "Sen ne yücesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin ilkiyim" dedi.

Enam Suresi 103: Gözler onu idrak edemez. O ise gözleri idrak eder. O latiftir, her şeyden haberdardır.

Allah'ı görmek sadece ahirette mümkün olacaktır. Kıyame Suresi 22: İzin günü pırıl pırıl yüzler vardır. 23: Rab’lerine bakarlar.

29- Çorbaya sinek düşerse ne yapılır?

Uydurma Hadis: “Sizden birinizin çorbasına sinek düşerse onu iyice batırsın. Zira sineğin bir kanadında zehir, diğerinde panzehir vardır.” (Buhari, Tıbb 58)

Açıklama: Buharide geçmesi sebebiyle sünni hocalar tarafından tartışılmaz derecede sahih kabul edilen bu rivayet de, çorbaya sinek düşünce bandırıp yemeye devam etmemiz istenmiştir. Gerekçe olarak da bir kanadında zehir, diğer kanadında panzehir olduğu söylenmiştir. Halbuki iki kanadı da bakteri doludur. Velev ki panzehir olsa bile, ayağında taşıdığı pisliği yemeğe bulaştırır. Sinekler dışkı ve leş gibi pis şeylere konarlar, ayakları mikrop doludur. Yemeğe düşünce de bu mikropları bulaştırır. En mantıklısı bir kaşık yardımıyla düştüğü yeri komple atmaktır. Hadisçiler ise iyice bandırıp yemeye devam etmemizi isterler. Dinden imandan habersiz bir insan bile yemeğe sinek düşünce kaşıkla alıp atacaktır. Uydurma hadisler olduğunu kabul etmeyen sünniler ise bir kanadında panzehir var diyerek iyice bandırıp yemeye devam ederler. Belki de kendileri de kaşıkla alıp atarlar ama sırf rivayeti savunmak için ümmete sinekli çorba tavsiye ederler. İşte akıl değil nakil diyenlerin sonu: sinekli çorba içmek.

30- Namazda baş örtüsü takmak şart mı?

Uydurma Hadis: "Ergin olmuş bir kadının namazını Allah başörtüsüz kabul etmez" (Tirmizî, salat 160; Ibn Mâce, taharet 132; Müsned VI/150, 218, 259.)

Açıklama: Baş örtüsünün takılma amacı, dışarı çıkarken erkeklerden sakınmak içindir. Zaten Nur 31.ayette de hangi erkeklere ziynetlerin gösterilebileceği açıklanmıştır. Erkeklerden sakınmak için takılan baş örütüsünü namaz kılarken takmak ne kadar mantıklıdır? Allah baş örtüsü emrediyor diyerek namazda iki kat baş örtüsü takan kadınlar vardır. Peki bu yaptıklarının hıristiyan geleneği olduğunu biliyorlar mı? 

  • Siz kendiniz karar verin: kadının örtüsüz başla Tanrı'ya dua etmesi uygun mu? (Korintliler 11/13) 
  • Kadın başını açarsa, saçını kestirsin. Ama kadının saçını kestirmesi ya da tıraş etmesi ayıpsa, başını örtsün. (Korintliler 11/6) 

İncil ayetinde görüldüğü gibi kadınlar baş örtüsü takmadan dua edemiyor. Yani namaz kılarken baş örtüsü takmak hıristiyanlıktan geliyor. Baş örtüsü takmak istemeyen kadınlardan ise saçını kazıtması isteniyor, kazıtmayacaksa baş örtüsü şartı getiriliyor. İncilde geçen ''Siz kendiniz karar verin: kadının örtüsüz başla Tanrı'ya dua etmesi uygun mu?'' cümlesi Allah'ın sözü olamaz çünkü Allah bir emir verirken kararı insanlara bırakmaz. Allah emir verirken bize sormaz, neyi emredecekse onu kesin olarak bildirir ve kimseye söz hakkı vermez. 

  • Ahzab suresi 36: Allah ve Resûlü, bir işe hükmettiği zaman, mü'min bir erkek ve mü'min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah'a ve Resûlü'ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır. 

Kuran ayetine göre Allahımız, resulü aracılığıyla bir hüküm indirdiği zaman müminlerin o hüküm hakkında tartışma hakkı olmaz. İsteyerek veya istemeyerek onu kabul etmesi gerekir. Aksi halde Kuran'a inanmamış olur. Bizler Kuran'dan sorumlu olduğumuza göre incil'deki hükümlerden sorumlu değiliz. Allah müslümanları ''incilde kadınların baş örtüsüz dua etmelerini yasakladığım halde neden baş örtüsü takmadan namaz kıldınız?'' diye sorgulamayacak.

31- Allah adı anılmadan kesilen hayvanlar yenir mi?

Uydurma Hadis: 370- Hz. Aişe (ra) anlatıyor: “Resûlullah (as)’a soruldu: “Halk bize et getiriyor, kesilirken besmele çekilip çekilmediğini bilmiyoruz, ne yapalım?” “Siz besmele çekin, yiyin! Cevabını verdi.”  (Buhâri, Sayd 21, Büyû 5, Tevhid 13; Ebû Dâvûd, Edâhi 19,(2829); Nesâi, Dahâyâ 39,(7,237)

Açıklama: İslam da eti yenen hayvanlar kesilirken, Allah’ın adını anmak farzdır. Eğer kesim anında, Allah’ın adı anılmamışsa o hayvanın eti zaruret dışında yenmez. Sonradan besmele çekmek, keserken çekilmemiş olan besmelenin yerine kabul olmaz. Allah adı anılmadan kesilen hayvanların yenmesini Allah haram kılmıştır: Enam suresi 121: Üzerinde Allah'ın isminin anılmadığı şeyi yemeyin; çünkü bu fısk'tır (yoldan çıkıştır). Gerçekten şeytanlar, sizinle mücadele etmeleri için kendi dostlarına gizli-çağrılarda bulunurlar. Onlara itaat ederseniz şüphesiz siz de müşriklersiniz.

Nahl suresi 115: O, size ancak ölüyü, kanı, domuz etini ve Allah'tan başkası adına kesilmiş olan (hayvan)ı haram kıldı. Fakat kim mecbur kalırsa, saldırmamak ve sınırı aşmamak üzere (yiyebilir). Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

32- İmanın şartları neler?

Uydurma hadis: Hz. Ali (kerremallahu vechehu) diyor ki: Hz. Peygamber (aleyhissalatu vesselam) şöyle buyurdu: "Kişi dört şeye inanmadıkça mü'min olmuş sayılmaz: Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim Allah'ın kulu ve elçisi Muhammed olduğuma, beni (bütün insanlara) hakla göndermiş bulunduğuna şehadet etmek, ölüme inanmak, tekrar dirilmeye inanmak, kadere inanmak" Kaynak: Tirmizi, Kader 10, (2146).

Açıklama: Mümin olmak için ölüme inanmak gibi gereksiz bir şart yoktur. Zaten herkes bir gün öleceğini bilir. İmanın şartları Nisa 136.ayette ''..Ve kim, Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, resûllerini ve yevm'il âhiri (kıyamet gününü) inkâr ederse, o taktirde derin bir dalâletle düşmüş olur.''

33- Ay yarıldı mı?

Uydurma hadis: "Biz bir kere Rasulullah ile Mina'da idik. Ay iki parçaya bölündü. Bir bölüğü dağın arkasında, öbür bölüğü de berisinde idi. Bunun üzerine Rasulullah: 'Şahit olunuz! Kıyamet yaklaştı, yarıldı kamer.' buyurdu. Bir başka rivâyette, Hıra Dağı'nı ayın iki bölüğün arasında gördükleri ziyadesi vardır." (Tirmizî, Tefsir Sûretü'l-Kamer, 1, 3, 5; İbn Hanbel, I, 456-465).
Uydurma hadis: Abdullah b. Mes'ud şöyle nakleder: "Ay, Hz. Peygamber'in zamanında iki parçaya ayrıldı. Bir parçası dağın bir tarafında, diğer parçası dağın diğer tarafında idi. Hz. Peygamber 'Bize şahit olunuz!..' dedi." (Buhârî, Tefsir, Sûretu'l-Kamer,1; Müslim, Kıyame, 44).

Açıklama: Ayın yarılması ayetini, kıyamete yakın bir zamanda yarılacak veya ayın yarılması gerçeklerin ortaya çıkmasıdır şeklinde anlamak lazımdır. Aksi halde ''Bizi mucizeler göndermekten alıkoyan, öncekilerin onları yalanlamış olmasından başka bir şey değildir...'' (İsra/59) ayetine ve ''Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara (mucize olarak) yetmiyor mu?..''(Ankebut/51) ayetine ters düşmüş olacaktır. Araplar bir işin/gerçeğin ortaya çıktığını ifade etmek için "Ay"ı mesel olarak kullanırlar (Ragıb, ts. I: 546; Ebu Hayyan, ts., VIII: 130).

Kuran ile uyumlu bir hadiste de peygamberimiz kendisine mucize verilmediğini söylemektedir. (4351)- Ebu Hureyre (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Her peygambere mutlaka insanların inanmakta olageldikleri şeyler cinsinden bir mucize verilmiştir. Ama bana verilen (mucize) ise vahiydir ve bunu bana Allah vahyetmiştir. Bu sebeple kıyamet günü, diğer peygamberlere nazaran etbâı en çok olan peygamberin ben olacağımı ümid ediyorum." [Buharî, Fezâilu'l-Kur'ân 1, Î'tisâm 1; Müslim, İman 239, (152).]

Bu hadiste önceki ümmetlere inandıkları konularda yani, sihirbazlığın yaygın olduğu zamanda Hz. Musa'nın sihirbazları yenmesi, Tıp ilminin yaygın olduğu zamanda Hz. İsa'nın ölüyü diriltmesi, şiir ilminin yaygın olduğu zamanda da Hz. Muhammed'in Kuran'ı mucize olarak göstermesinden bahsedilmektedir. Son nebi'ye mucize verilmediğinden bahseden (İsra 59, Ankebut 51) ayetlere bakıldığında bu hadis sahihtir.

34- Dışkı ve köpek leşi suyu kirletmez mi?

Uydurma Hadis: Ebu Saidil-Hudri radiyallahu anh anlatıyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a: "Ey Allah 'ın Resulu! Biz senin için Buda'a kuyusundan su alıyoruz. Halbuki onun içerisine (ölmüş) köpeklerin leşleri, kadınların hayız bezleri, insan pislikleri atılıyor, (ne yapalım, su almaya devam edelim mi?)" diye sordular. Şu cevabı verdi: "Su temizdir, onu hiçbir şey kirletmez." Kaynak: Ebu Davud, Taharet 34, (66); Tirmizi, Taharet 49, (66); Nesai, Miyah 2, (1, 174).

Açıklama: Bu hadiste, Su kuyusuna atılan köpek leşi, kanlı hayız bezi ve insan dışkısının kuyudaki suyu kirletmeyeceği söylenmekte ve bunu peygamber söylemiş gibi anlatılmaktadır. Oysaki su kuyusuna atılan köpek leşi, hayız bezi, insan dışkısı gibi pislik şeyler suyu kirletir ve içildiğinde hasta eder. Hz. Muhammed böyle cahilce konuşmuş olamaz. Bu hadis peygambere iftiradır.

35- Tüm köpekler öldürülmeli mi?

Uydurma hadis: İbnu Ömer ra: "Resûlullah as, av veya koyun veya çoban köpeği hariç diğer bütün köpeklerin öldürülmesini emretti." İbnu Ömer ra: "Ebu Hureyre, "veya ekin köpeğini de diyor!" denilmişti, bunun üzerine: "Onun ekini var da ondan!" cevabını verdi ve ilave etti: "Biz Medine ve civarına gider, tek köpek bırakmaz, hepsini öldürürdük. Hakkat biz, çölden gelmiş kadına refakat eden arkadaş köpeği bile öldürürdük."
Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Halk 14; Müslim, Musakat 45, (1570); Muvatta, İsti'zan 14, (2, 969); Tirmizi, Sayd 4, (1488); Nesai, Sayd 9, (7, 184).

Açıklama: Peygamberimize isnad edilen yalanlardan birisi de köpek katlidir. Köpeğe su veren kadının günahlarının affedildiğini söyleyen hadis de vardır, köpek öldürmeyi emreden hadis de. Şu halde müslümanlara düşen görev, aklını kullanarak hurafelerden yüz çevirmektir. Masum köpekleri öldürmek merhametli peygamber özelliğine terstir. Saldırıp ısıran bir köpek olursa nefsi müdafa için öldürülebilir. Örneğin haberlerde okuldan gelen çocuğu ısıran bir köpeğin elinden yavrusunu kurtarmaya çalışan annenin videosu yayınlanmıştı. O gibi dehşet saçan köpeklerin öldürülmesinde sakınca yoktur lakin kendi halinde uysal ve sevecen köpekler dokunulmazdır. Hatta evde beslenmesinde sakınca yoktur. Nitekim yedi uyurlar olarak bilinen Ashabı kehf gençleri sığındıkları mağara önüne besledikleri köpeği koymuşlardı. Ayette köpeğin kapı girişinde ayaklarını uzatarak yattığı haber verilir. ''..Köpekleri de iki kolunu uzatmış yatıyordu..'' (18:18) Bu ayetten evde köpek beslemenin mübah olduğu da anlaşılır. İsteyen bahçede besler tabi, bahçesi olmayan da temizliğine dikkat etmek şartıyla evde besleyebilir.

36- Ölülerden yardım istenir mi?

Uydurma Hadis: Dünya işlerinde şaşırıp, hayrete düştüğünüz zaman kabir ehlinden yardım isteyiniz." (Acluni,Keşfül Hafa, cilt 1, sayfa 85)

Açıklama: İslam'da ölülerden yardım istemek en büyük günah olan şirk'tir. Peygamberimiz şöyle demiştir: ''Deki: Sadece rabbime yalvarırım, ona kimseyi ortak etmem.'' (Cin suresi 20)

Allahtan başkasına yalvarmanın sapıklık olduğunu bildiren ayet ise şöyledir: ‘’Allah'tan başkasına yalvarandan daha sapkın kimdir? Kıyamet gününe kadar ona kimse icabet etmez. Ve onlar (yalvardıkları kimseler) onların duasından gafildir. İnsanlar haşrolunduğu zaman onlara düşman olurlar. Ve onların ibadetini inkar ederler.’’ [Ahkaf Suresi 5-6]

37- İslamın şartları neler?

Rivayet: Abdullah ibni Ömer (Ra) şöyle dedi: “Rasulullah (Sav): ‘İslam beş esas üzere kurulmuştur; 1) Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammet’in Allah’ın Rasulü olduğuna şehadet etmek, 2) Namaz kılmak, 3) Zekat vermek, 4) Ramazan orucunu tutmak ve 5) Hac etmektir’ buyurdu.” Kaynak: Buhari 165, Müslim 16/21, Nesei 8/108, Tirmizi 2609, İbni Huzeyme 308, İbni Hibban 158, 1446, Humeydi 703, Tabarani Mucemu’l-Kebir 13203, Begavi 6, Ahmed 2/143, Albânî İrva 781

Açıklama: İslam'ın şartı 5 tane değildir. Rivayetlerde ibadetler zikredilir.  İslam'ın şartları; 1- Şirk koşmamak  2- faiz yememek, 3- zina etmemek, 4- Namaz, oruç, zekat, hac gibi ibadetleri yerine getirmek, 5- dedikodu yapmamak, 6- zanna dayalı delilsiz konuşmamak 7- masum insanları öldürmemek, 8- hırsızlık yapmamak, 9- adaletli olmak 10- Sözünde durmak gibi onlarca esas sayılabilir. (bk: islamın gerçek şartları)

38- Peygamber salavatları işitir mi?

Hadis Rivayeti: Cuma günü bana çok salavat getirin çünkü salavatınız bana arz olunur.  [Ebu Davud: Salat 200 (1047)]

Kuran Ayeti: ''Allah resulleri toplayacağı gün şöyle diyecek: ''size nasıl icabet ettiler?'' Derler: ''Bizde onun ilmi yok, şüphesiz ki gaybı bilen sensin.'' [Maide Suresi 109]

Açıklama: Peygambere isnad edilen hadiste salavatların kendisine ulaştırılacağını yani kimin salavat çektiğinden haberinin olduğunu söylemiştir. Kuran'da ise kıyamet günü Allah resulleri toplayıp ''Ümmetiniz size nasıl icabet etti'' diye soracağı, resuller ise vefat etikten sonra ümmetin durumunu bilmediği için ''Bizde onun bilgisi yok, gaybı bilen sensin'' diyecekleri haber verilmiştir. Şimdi bu ayete rağmen peygamberin salavatları işitmesi mümkün müdür?

Salavat işitme hurafesine Kurana uygun bir hadisle delil getirmek de mümkündür. Hadislere hadisle de cevap verilebilir. Aklını kullananlar Kurana uygun hadisleri beğenirler, hurafeciler ise Kurana zıt sözleri beğenirler çünkü algıları kapanmıştır, hakkı batılı ayırt etme yetenekleri körelmiştir. İtikadı bozuk olduğu için neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırt edemezler. Allah ise takvalı müminlere anlayış kabiliyeti verir. Anlama kabiliyeti olanlar ise şu hadisin sahih olduğuna kanaat getirir.

"Kıyamet günü ilk elbise giydirilecek kişi îbrâhîm dir. Yine kıyamet günü sahâbîlerimden birtakım insanlar sağ taraflarından ve sol ta­raflarından yakalanırlar da ben: ''Onlar benim sahâbîlerimdir'' derim. Bana: ''Sen onlardan ayrıldığından beri onlar ökçeleri üzerinde geri dönmekte devam etmiş mürtedlerdir'' denilir. Ben de Allah'ın sâlih kulu Meryem oğlu isa'nın dediği gibi derim: "..Onların arasında bulunduğum sürece üzerlerinde şahit idim. Fakat sen beni vefat ettirince sen oldun onları gözetleyen, ve sen her şeye şahit olansın. Eğer onlara azap edersen şüphesiz ki onlar senin kulların. Eğer onları bağışlarsan şüphesiz ki sen mutlak üstünsün, hikmet sahibisin. (Mâide suresi 117-118)  [Buhari: Enbiya 50 (117)]

39- Kadınların çoğu cehennemlik mi?

Hadis Rivayeti: “Ey kadınlar topluluğu, sadaka verin, istiğfar edin. Cehennem halkının çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu gördüm.” [(Buhari: Vudu-Hayz 7 (9), Müslim, İman 34 (132)]

Kuran Ayeti: ''Erkeklerden veya kadınlardan her kim mümin olarak salih amel işlerse o takdirde dahil olurlar cennete. Ve zerre kadar bile zulmedilmez.'' [Nisa Suresi 124]

Açıklama: Rivayete göre kadınların çoğu cehenneme gidiyor, Kuran'a göre kadın-erkek ayırd edilmeden sadece iman edip salih amel işleyenler cennete gidiyor.

40- Kısır kadınlar yerdeki hasırdan değersiz mi?

Uydurma Hadis: Resulullah kısır kadınlar hakkında şöyle buyurmuştur: ‘’Evin bucağındaki hasır, doğurmayan kadından daha hayırlıdır.’’ Doğurucu çirkin kadın doğurmayan gökçek güzel kadından daha hayırlıdır. (İmam gazali - Kimya-yı saadet, sayfa 467, sağlam kitabevi, 1977)

Kuran Ayeti: "Göklerin ve yerin mülkü Allah'a aittir. Dilediği şeyi yaratır. Dilediği kişiye kızlar bahşeder, dilediği kişiye erkekler bahşeder. Veya erkekler ve kızlar olarak çift verir. Dilediği kişiyi de kısır yapar. Şüphesiz ki O; bilendir, muktedir olandır. (Şura Suresi 49-50)

Açıklama: Gazali, peygambere isnad ettiği hadis ile Şura 49-50 ayetlere kafa tutmuştur. Bir peygamber düşünün ki kısır kadınları yerdeki hasıra benzetsin. Uydurma hadis olduğu apaçık belli olmasına rağmen Gazali sahih zannedip kitabında kullanmıştır. Gazalinin kitapları uydurma hadis ve tasavvuf hurafeleri ile kirlenmiştir.

41- Kıyamet cuma günü mü kopacak?

Uydurma hadis: Ebu hureyre’den rivayete göre resulullah dedi: “Üzerine güneş doğan her hayırlı gün, Cuma günüdür. Çünkü Adem, o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve o gün cennetten çıkarıldı. Kıyamet de ancak Cuma günü kopacaktır.” [Müslim: Cuma 5 (768). Tirmizi: Cuma 353 (488). Buhari: Cuma 11 (17)]

Kuran ayeti: Sana o saatten soruyorlar, demir atması ne zaman? Deki: ‘’Onun ilmi sadece rabbimin yanındadır. Ondan başkası onun vaktini açığa çıkaramaz. Göklerde ve yerde ağır geldi. Ansızın dışında size gelmeyecek. Sanki sen biliyormuşsun gibi sana soruyorlar. Deki: Onun ilmi sadece Allah katındadır. Lakin insanların çoğu bilmezler. [7/Araf Suresi 187] İnsanlar sana o saatten soruyorlar. Deki: ‘’onun ilmi sadece Allah katındadır’’ Ne bilirsin belki de o saat yakın olabilir. [33- Ahzab Suresi 63]

Açıklama: Rivayete göre Hz. Muhammed ''Kıyamet cuma günü kopacak'' diyor. Kuran ayetine göre ''Onun ilmi rabbimin katındadır'' diyor.

Sonuç: Hadisler peygamberin vefatından 200 yıl sonra yazılmıştır. Bu zaman aralığında münafıklar da boş durmamış, hurafe dolu söylentiler yaymıştır. Hadis toplayanlar da bunları işiterek yazmıştır. Gerek halk efsaneleri gerek masallar hadis zannedilmiştir. Bazı sahih sözler de vardır elbet. İşte bunları ayırt etmek pirincin içindeki beyaz taşı seçebilmek gibidir. İlim ve hikmet gerektirir. Müslümanlar Kuranı çok iyi öğrenmelidir ki uydurma hadisleri deşifre edebilsin. Hiçbir hadis kitabı %100 sahih değildir, hiçbir hadis kitabı tartışılmaz derecede sağlam değildir, hiçbir hadis kitabı vahiy değildir. Hadis kitapları doğru ve yanlış iç içe geçmiş söylentilerin derlenmesidir. Bu yüzden temkinli yaklaşılmalı, Kurana uygunluk şartı aranmalıdır.

Bumudin/16.11.2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Bu konudaki görüşlerinizi yazabilirsiniz.